Her fırsatta söylüyorum;

-Milli Eğitimin en tepe noktasındaki çokbilmişler (!) "üfürde at'ı" bizlere "müfredat" diye dayatıyor.!

-Kabul et edebilirsen..

-Dayan dayanabilirsen..

.......

Okullar ne zaman açıldı da çocuklarımıza "tatili hakettiniz" denebiliyor?

-Bilen varmı?

-Yok.

-Tahmin eden varmı?

-Yok.

-Ne var?

-Bir dolu "koftirik duruş," bin dolu "zottirik anlayış" var.!

.........

Eğitim noktasında "noksanlıklarla" doluyken, Dünya'nın en geri kalmış ülkeleri arasındayken,

çocuklarımıza; "Çok çabalıyor, çok okuyor, çok bilgileniyor, çok bilgilendiriliyorsunuz" mantığı ile bakılıyor.!

Tamam da;

"Başarı var" diyen bir Allah kulunun olmadığı, olamayacağı bir ortamda, "yersiz, manasız, izahsız ve izansız tatili" kim kime anlatabilir?

Mümkünü varmı?

Olabilir mi?

Kim kanar, kim inanır?

..........

Kanuni Sultan Süleyman'ın en büyük dedesinin devrinden DEM vurmayacağım dostlar.. Sizleri 23 yıl öncesine götüreceğim ve şu önemli gerçeği ifade etmeye çalışacağım;

-23 yıl önce böyle vırt-zırt" tatiller olmaz, ara tatile sadece bir kez girilir "başarıya odaklı" bir anlayış hüküm sürerdi.!

O yıllardaki başarı oranlarına bakın, benim ve benim gibi düşünen milyonların "yerden göğe kadar" haklı olduğunu görmekte zorlanmazsınız.!

Altını kalın hatlarla çizerek belirtmek isterim ki;

"O yıllardaki başarı oranı TAVAN iken, bugün TABAN."

Bu komik müfredat'a her fırsatta utanmadan, sıkılmadan;

"mükemmelllllllllllllllllllllllllllllll, muhteşemmmmmmmmmm" diyebilecek kadar acaipleşen çokbilmiş (!) zatlara; "KISSA'dan değil, en- en-en UZUN"nundan HİSSEM olsun."