Adana'mızın düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yılını coşku ve gururla kutluyoruz.
Kelimelere sığdırmak çok zor bu gururu. Adana’nın kurtuluş günü ile müsemma bir gazetede çalışmak bir Adanalı olarak benim için de ayrıca bir gurur vesilesi.
Bu kent, Gazi Mustafa Kemal’e kurtuluş hissini doğuran kenttir.
O veciz sözünü, (hem de Cumhuriyetin ilanından 7 ay önce 15 Mart 1923’te) Gazi Mustafa Kemal, tüm Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluşuna ilham olan bu kent için söylemiştir;
“Bende bu vekayiinin ilk hissi teşebbüsü bu güzel memlekette vücut bulmuştur.”
101 yıl önce Adanalılar her türlü imkansızlıklara rağmen, bağımsızlık destanı yazarak, gücünü bütün dünyaya göstermiştir. Adanalılar, İstanbul Hükümeti´nin 1918 Yılı Kasım ayında aldığı Adana ve çevresinin boşaltılmasını zorunlu kılan karara şiddetle karşı çıktığı gibi, kurtuluş fikrinin oluştuğu ilk andan itibaren Gazi Mustafa Kemal’e bağlılıklarını göstermiştir.
Fransa ile 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara antlaşmasını da Türkiye için siyasi bir zafer olarak kabul etmek gerekir.
İşgale karşı duruşu ve sergilediği büyük mücadelesinde Adanalılar, azmin ve inancın karşısında hiçbir gücün dayanamayacağını tüm dünyaya göstermiştir.
Atalarımızın, bu toprakları vatan kıldığı günden bugüne her türlü düşman saldırılarına karşı verdiği kahramanca mücadelelerle cesur Adana, bütün dünyaya esaret altında yaşamayacağımızı göstermiştir.
Ortaya koydukları o kahramanlık ve cesaretle bizlere, sonsuza dek korumakla yükümlü olduğumuz bu cennet vatanı emanet etmişlerdir.
Adana’nın 1922 yılında kurtuluşu ile birlikte o günden bu güne her yıl “5 Ocak” günü Adana halkı için adeta bir bayram havasında kutlanmıştır. Günler öncesinden basında kutlama programları paylaşılır Adanalıların bilgilenmesi sağlanırmış o dönemlerde. Bu kutlamalar ulusal ve yerel basında geniş bir şekilde yer bulmuştur.
1922 yılında Adana Belediye Başkanı olan Ali Münif Yegenağa ve dönemin Belediye Meclisi tarafından Mustafa Kemal’e duyulan minnettarlık dolayısıyla, Mustafa Kemal Atatürk, Adana’nın “öz hemşerisi” ilan edilir ve bu karar paşaya bir telgraf çekilerek bildirilir.
Bu telgrafa karşı da Mustafa Kemal cevaben çektiği telgrafta Adana’nın hemşerisi olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirmiştir.
Gaziantepliler her ne kadar kimliğini paşaya 1933’te takdim etseler de bu bildiri ilk olarak ve 11 yıl önce Adana’dan gitmiştir Mustafa Kemal’e. Dolayısıyla aslen de hemşehrimizdir. Bu da büyük bir gururdur.
Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kurtuluş mücadelesinde destan yazarak Türk Milleti'nin gücünü bütün dünyaya gösteren kahramanlarımızı, 13.844 kilometre kare Adana’nın her karış toprağı için canlarını feda eden;
Millî Kuvvetler Komutanı Sinan Tekelioğlu’nu, Tufan Bey’i, Saim Bey’i, Müftü Kasım Hoca’yı, Fekeli Gizik Duran’ı, Ramazanoğlu Suphi Paşa’yı, Yüreğir müfreze komutanlarından Molla Nasrullah’ı, Kuvai Milliyeci Cemil Nardalı’yı, Ahmet Remzi Yüreğir’i, Arap Ali’yi, Gülekli Hatice’yi, Kara Fatma’yı, Şehit Duran’ı, İbo Osman’ı ve isimlerini sayamadığım Çukurova'yı savunarak İstiklal Mücadelemizi zaferle taçlandıran tüm kahraman ecdadımızı minnetle yad ediyorum.
5 Ocak 1922 günü, Adanalı'nın bağımsızlıktan asla vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya kanıtladığı ve Kurtuluş Savaşı destanında üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirdiği gündür. O günden bu yana her 5 Ocak günü de Adanalıların gurur günüdür.
Kutlu olsun.