Mahallemin çocuğu; İrfan Foto, Bekir Sıtkı Özer'in bir paylaşımını yollamış.

Ben okurken çok keyiflendim.

O yüzden siz değerli okurlarımla da paylaşmak istedim.

***

Gel de dellenme

Her mevsimine buruk bir anı kattık, o kentin.

Güz çiçeklerini ezdik, papatyalara öyküler yaktık.

Ağladık, ta ki akmayıncaya kadar yaşlar.

Sevinçlerimizi Güney rüzgarlarında bıraktık.

Seven bir yanımız vardı üstelik, sevgilere inat.

Bir yanımız susmuş, sevdalara dargın.

Alın dedik alın, bu aydınlık sabahlar sizin olsun.

Sevda yeniği bir yüreğimiz var, onu bize bırakın.

Bir Adana sevdalısı, sevgili dostum Selahattin Mamay'ın bir şiirini sizlerle paylaşmak, bu dizelerin sıcaklığı içinde beraberce, zamanda bir yolculuğa çıkalım istedim.

Bu kentte yaşanabilecek bütün güzellikleri yaşadık.

Umutlarımıza, acılarımızı, sevinçlerimizi ve özlemlerimizi kattık.

Portakal çiçeklerinin kokusuyla sarhoş olduk.

Dostluklarımızı, hilesiz, hurdasız, ön yargısız edindik.

Bir bardak şalgamla, küncümüzü, Gazan Gevreğimizi beraberce paylaştık.

Sarı sıcaklarda cımcılık olup, tas tas aşlamalar içtik

Seyhan Baraj Gölü'nde ve sulama kanallarında çimdik.

Bazen günde birkaç kez, su dolu helkeleri, serinlemek için başımızdan aşağı boca ettik.

Pavyon çıkışlarında soluğumuzu bir şırdancı'nın tenceresi başında aldık; şırdan dolmalarına, kıtlıktan çıkmışcasına saldırdık.

Sivrisinek saldırılarından korunmak için Cibinlik altlarına sığındık.

Her bayram öncesi, Mestan Hamamında, Çarşı Hamamında yıkandık.

Bir "Mongol Gömlek" sahibi olmak için para biriktirdik.

"Cıncık ve Keleş gibi olmak için kendimize özen gösterdik.

Dünya'nın en iyi açıkhava pastahanelerinde "Halka Tatlısı Garaguş yeme yarışına girdik.

Bici Bici'nin renkli suyuna kaşık salladık.

Kar bulursak "karşambaç" yaptık.

Her şeye devadır inancıyla "hind incirleri"ni tüm tüm yuttuk.

Karınlarımızı ekmeği fazla Adana Kebabı'nı "sokum" yaptırarak doyurduk.

Sıkma çeşitlerinden, İrişkin (sucuk) yemekten asla vazgeçmedik.

"Analı kızlı"yı, "içli köfte"yi iyi yapan komşu teyzelere diller döktük.

Yeri, zamanı gelince ve haksızlıklara karşı dayılandık.

Cibiliyeti bozuklara asla pabuç bırakmadık.

Sevgilimizi beklerken, Ayas Koleji, Adana Kız Lisesi ve sadece kız öğrencilerin devam ettiği okulların önlerinde dineldik.

Herkesin gadasını aldık.

Bilerek kimsenin mabalını (günahını)almadık.

Hayretlerimizi "Abovv" ünlemiyle haykırdık.

Bazen ölçüsünü kaçırarak "Mavra"lar attık.

Ancak "Lavgar'lara", "vıttırı vızzık" olanlara yüz vermedik.

Mahana (bahane) bulduk, ama söz verince asla portmadık (sözümüzden dönmedik)

(Devam Edecek)