2020 yılının 11 mart günü, ülkemizde de görüldüğü hükümet tarafından ilan edilen salgının, kasım ayından itibaren en yakınlarımızda can kayıplarına sebep olmasıyla birlikte, hepimizin tedirgin bekleyişe geçtiği saklanamaz bir gerçektir. Çoğumuzun zorunlu olmadıkça sokağa çıkmaktan korkar hale gelmesi ülkemiz ekonomisini olumsuz etkilemeye başlamıştır. Özellikle yeme-içme sektöründeki küçük lokantalar, berberler, kuaförler, oteller, kahvehaneler, kuruyemişçiler, kırtasiyeciler gibi ekonomimizin % 85'ini oluşturan küçük işletme ve esnaflar, dayanma güçlerinin sonuna gelmişlerdir. Salgının ilk günlerinde kamu bankaları kullanılarak yapılan kredi desteği, bugüne kadar anılan kesimin çok büyük sıkıntı yaşamasını önlemiştir.Kullandırılan kredilerin ödeme günlerinin gelmesi, salgında ikinci dalga diye nitelenen artışın yaşanması nedeniyle işlerin salgın öncesi duruma dahi dönememesi, sözü edilen kesimi oldukça olumsuz etkilemektedir.

Yazımızın konusunu teşkil eden esnaf ve küçük işletmelerin yasal temsilcileri siyasi iktidardan kredi değil geri ödemesi olmayan yardım istediklerini her platformda dile getirmeye başlamışlardır. Bu sese kulak verilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Otuz yıla yakın görev yaptığım kamu bankasının görev alanında olan küçük işletme ve esnafın, ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu yakından görme şansımın olduğunu belirtmek istiyorum. Değinilen kesim, öncelikle hala istihdam deposudur. Her esnaf ve küçük işletme yanında bir ya da iki işçi çalıştırmaktadır. Sayılarının milyonları bulduğu düşünüldüğünde yanlarında çalıştırdıkları işçi sayısının azımsanamayacağı ortadadır. Burada yaşanacak sıkıntının zaten büyük bir sorun olan işsizliğimizi ne kadar artıracağını tahmin etmek hiç de zor değildir. Yine, esnaf ve küçük işletmelerin devletten teşvik, kredi, imtiyaz gibi talepleri en az olan, vergilerini, sigorta primlerini ödeyen kesim olduğu aklımızdan çıkmamalıdır. Kazandıkları her kuruş ülkemizde harcanmakta veya değerlendirilmektedir. Siz hiç ülkemizde kazandığı paraları yurt dışına çıkaran, üretim tesisini dış ülkelere taşıyan esnaf gördünüz mü? Kısaca, bahse konu esnaf ve küçük işletmeler ülkemizin en yerli ve milli unsurlarıdır.

Her anlamda ülkemizin temel taşlarından olan esnaf ve küçük işletmelere, bu günlerde yaşadıkları büyük sıkıntıyı aşmaları için büyüklüklerine göre bir yardım programı vakit geçirilmeden başlatılmalıdır.Kullandığı kredileri, çek ve senetleri ödemeye gayret gösteren , vergi ve sigorta primlerini zamanında yatıran, yanında düzenli işçi çalıştıran kısaca devlete ve millete faydalı olanların seçilmesine gayret gösterilmelidir. Yapılacak yardımların mal alımı, işçi ücretleri, elektrik, su, kira, vergi ve sigorta gibi gerçek işletme giderlerinin ödenmesinde kullanılmasının mutlak surette sağlanması gerekmektedir. Aksi halde, yapılacak yardımların geçmiş dönemde olduğu gibi altın, döviz ve gayri menkul alımına yöneleceği, bahsedilen varlıklarda istenmeyen yapay artışlara sebep olacağı unutulmamalıdır.

Saygılarımla