Ülkemizdeki yol, otoyol, köprü, tünel, havaalanı ve baraj gibi alt yapı yatırımları kısa vadede karlı hale gelememesi, yine yapım aşamasında çok büyük miktarda finansmana ihtiyaç hissedilmesi nedeniyle son yıllara kadar devlet tarafından yaptırılmıştır. Hazinenin imkanlarının yeterli olmadığı dönemlerde Dünya Bankası veya değişik konsorsiyumlardan uzun vadeli kredi temin edilmiştir. Devletin kendi olanakları ile veya borçlanma yoluyla da olsa ihtiyaç hissedilerek yapılan sözü edilen otoyolları, köprüleri,tünelleri, havaalanlarını ve barajları doğal olarak kendisi işletmiştir.

1990 yılından itibaren sözü edilen alt yapı yatırımları, yapım maliyetlerinin yüksekliği ve devlet tarafından etkin, verimli ve karlı işletilemediği gibi hususlarda yoğun eleştirilere maruz kalmaya başlamıştır. Değinilen konulardaki alternatif çözüm arayışları YAP-İŞLET-DEVRET modelinin doğmasına neden olmuştur. Bu model ile devlet öncelikle yapım aşamasındaki büyük maliyetlerden kurtulmaktadır. Yapım işini üstlenen firma veya firmalar grubu yatırımın maliyetini kendileri karşılamaktadır. Kredi ihtiyacı var ise temini, şartları ve teminatı gibi konuların çözümünü yine müteahhit firma sağlamaktadır.

Alt yapı yatırımlarında yapım maliyeti kar önemli olan başka bir konu ise tesislerin işletilmesi ve zaman içerisinde ihtiyaç duyulan bakım, onarım ve yenileme giderleridir. Devletin işletme yönetimi kabul edelim ki özel sektör kadar başarılı değildir. Onlarca sebep sayılabilir. Sonuçlar değişmediğinden ülkemizde ve dünyada devletler işletmecilikten el çekmiştir. Değinilen modelde devlet başlangıçta işletme yükümlülüğünden kurtulmuş olmaktadır. Söz konusu modelde diğer cazip husus ise bakım, onarım ve yenileme giderlerinin bu modelde işletmeciler tarafından karşılanıyor olmasıdır.

Bu kadar cazip bir model Türkiye’de neden bazı kesimlerce çok eleştirilmektedir? Yüklenici firmaların kredilerine hazine garantisi verilmesi, geçiş veya kullanım ücretlerinin yüksekliği ve özellikle müteahhitlere belirli geliri garanti edecek uygulamalar eleştiri konularını teşkil etmektedir. Belirtilen hususlar ülkemizde bazı kesimleri rahatsız etmeye başlamıştır. Yaşanan ekonomik sıkıntılar tepkilerin bu noktalara yönelmesini tetiklemektedir. Tepki ve eleştirilere kulakları tıkamak mümkün değildir. Siyasi iktidara düşen eleştiri konularını masaya yatırmak, haklı noktalar var ise düzeltmektir. YAP-İŞLET-DEVRET modelinin siyasi polemik konusu olması ülkemize zarar vermektedir. Çünkü Türkiye’nin kalkınmış ülkeler düzeyine çıkması ancak ciddi miktarda alt ve üst yapımı yatırımlarıyla mümkündür. Ne yazık ki bu yatırımları yapmaya yeterli yerli kaynağımız bulunmamaktadır.

Saygılarımla,