Bu güzel ülkede görmediklerimizi, görmeyeceklerimizi, duymadıklarımızı, duyamayacaklarımızı gördük.. Tanık olmadıklarımızla "tanış" olduk..
Ne kadar cinpirik, yampirik, koftirik, zottirik, "al kullah ver takke'lik, "ne yaparsan yap sana kalır'lıklara muhatap edildik..
Hepsine alıştık, daha doğrusu "yerseniz" kelamlarıyla a-lış-tı-rıl-dık..
Halimiz ve ahvalimiz bu yönde seyrederken, bir sabah uyandık ve Kainatın hiç bir ülkesinde yaşanmamış olan "sahte diploma skandalı" ile karşılaştık..
Yani nur topu gibi yeni bir skandalımız oldu..
-"Keremine şükür" diyebilir miyiz?
-Diyemeyiz.
-Keremettine şükür diyebilir miyiz?
-Diyemeyiz.
-Pekiiiiiii "keremettin'in keremlenmemiş haline şükür" diyebilir miyiz?
-Onu hiç diyemeyiz.
......
Sahte diplomalarla profesör, doçent olan kamyonlar dolusu soytarılar var..
-Kim bunlar?
-Belli değil.
-Bu iş nasıl olmuş?
-Belli değil.
-E Devlet'i "etme eyleme" duruma kim, ya da kimler düşürmüş?
-Belli değil.
-Bu ülkede kim gerçek profesör, kim sahte doçent? belli mi?
-Belli değil.
Söyleyin Allahaşkına;
-Belli ve belirgin olmayan bu "rezil durum karşısında" diploması, anasının "ak sütü kadar helal olan" gerçek profesörler, gerçek doçentler ne olacak?
-Hangi yöne yönlenecek?
-O yönde kimlerle kimleşecek?
Bakkal, kasap, manav, berber, balıkçı, nalbant, nalbur, sahaf, kahveci, aşlamacı, şırdancı, yıkamacı, fırıncı, simitçi, yalayıcı, çanakçı, çömlekçi, arakçı, ayrancı, ayarcı, ayıramayancı, tarakçı, tasçı, torbacı, tombalacı, tulumcu, tulumbacı, prof olmuş..
Bununla kalınsa iyi..
"Mafya babasıyım" diyen şarlatan bile "prof'udoçent" olmuş anasını satayım..
E be arkadaş, hamamda kese yapan kişi, yarın çıkar da;
"Ben hem prof, hem doç'um" diye kükrerSE, diplomalarını da yüzümüze çarparSA;
"Elin yüzüne hangi yüzle bakacağız?"
......
Peşlerindey mişler de,
hesap soracaklar mışşşşşş..
Yakalarsanız, so-rar-sı-nız.!!!