ABD ve İsrail 28 Şubat günü İran'a saldırdığından beri geçen zaman içerisinde önemli ve değişik düşünceler içerisine girdim. Bu haksız ve namussuz saldırı öncesi ile şimdilik geçen yaklaşık kırk gün sonrasında farklı işler oldu. Bu farklı işler aslında hiç beklenmeyen işlerdir. Yaşananlarla beklenmeyen işleri şöyle sıralayabiliriz:
1- Her şeyden önce Avrupa ülkeleri asla bu namussuz saldırının ortağı olmadılar. Bu durum hiç beklenmeyen bir durumdur
2- Bir kaç günde biter zannedilen iş kırk günü buldu. Bu kadar gün, gerek israil ve gerekse abd vatandaşlarını ciddi rahatsız etti ve bu ülkelerde birçok ayaklanma başladı.
3- İran'ın bu kadar dayanması hiç beklenmiyordu. Hele baştan dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere birçok ileri gelen kişinin öldürülmesine rağmen direnmeye ve karşı saldırıya devam etti.
4- Bir ülkeye namussuzca suikast timleri yerleştirip o ülkede istediğiniz kişiye ölüm suikastı düzenlemenin hiç bir öneminin olmadığı görüldü, anlaşıldı. mossad, cia gibi suikast örgütlerinin yapabileceklerinin ne kadar sınırlı olduğu görüldü. Çünkü bundan böyle, nokta vuruşlarla adam öldüren bu katil istihbarat örgütleri İran'ın dayanma gücünü neden göremedikleri sorgulanacak.
5- Vatan kavramının ne olduğunu bütün dünyaya Türk Milleti'nin göstermesi, anlatması gerçeği görüldü. Suriye'de daha bir tüfek patlar patlamaz ülkelerini terk edip ülkemize doluşan, doluşturulanlan varken nüfusun yarısını oluşturan rejim karşıtı İran Türkleri tam tersi, vatan savunması diyerek İran'a döndüler. İşte Türk Milleti'nin Suriye ve diğer ülkelerdeki milletlerden farkı budur. Bu gerçek hiç beklenmeyen ve savaşın, bölgenin, dünyanın kaderini değiştiren gerçek oldu.
6- Dünya ekonomisinin neredeyse tamamını yöneten yahudi sermayesine ne oldu? Neden bütün İran'ı, bütün bölgeyi, bütün dünyayı satın alıp bu savaşı bitiremedi? Bu yahudi sermayesi neden israil'de soydaşlarının sığınaklarda yaşamalarına izin veriyor? Bu dünyaya yön veren yahudi sermayesi, neden İran, Hamas, Hutsi füzelerini havada durduracak yollar bulmuyor? Neden? Yoksa bugüne kadar dünyada oluşturulan fikirler hep propaganda mı imiş? Yoksa dünyayı yönettiği idare edilen yahudi sermayesi kâğıttan kaplan mı imiş?
7- Devletimiz bugüne kadar İran karşıtı değil, israil karşıtı olarak doğru yerde durmuştur. Ancak, bu son Nato konusu ne ise kamuoyuna, Türk Milleti'nin önüne doğru konulmalıdır. Aksi takdirde kuşku ortadan kalkmayacaktır.
8- Körfez Arap ülkeleri şu ana kadar her şeye rağmen İran ile doğrudan bir savaşa girmemişlerdir. Bu çok önemli bir konudur.
Daha yazılacak çok işler var ama nasıl olsa bu saldırgan, haksız, namussuz saldırı daha uzun dönem konuşulacak, yazılacak, çizilecektir.
Ülkemizin çok ağır şartları varken ve bu konuları yazmak gerekir iken savaş yazmak zorunda kalmak maalesef üzücü ama zorunluluk, ne yapalım.