Üç kuruş zam ver, yüz milyon üç kuruş zam yap.
Kimse kimseyi kandırmasın. Gerçeğe baksın, gerçeği görsün, gerçeği konuşsun.
-"Tuzları her bakımdan kuru olan cenah" bu adımı atar mı?
-Atmaz.
-Bakar mı?
-Bakmaz.
-Takar mı?
-Takmaz.
-Görür mü?
-Görmez.
-Konuşur mu?
-Konuşmaz.
-Cüret eder mi?
-Mümkünü olmaz.
Yılbaşından sonra zam sağınaklarının 26.9 şiddetinde deprem etkisi yaratacağı "kesin oğlu kesin."
Hükümet cenahını oluşturanlar, yine hiçbirşey olmamış gibi davranacak ve yine şu fasaryalara sığınacak;
"Eyyyy cemaat-i müslümin, 2024 yılını kazasız-belasız geçirdik.. Şimdi de Allah'ın izni ile 2025 yılını idrak edeceğiz.. Herkese hayırlı uğurlu olsun.. Mutluluk, saadet, samimiyet getirsin, sabırlar niyaz etsin.. Bizleri çok yalansız, çok dolansız, çok dolambaçsız çok güçlü, çok inançlı, çok itikatlı, çok İttifaklı, çok sükunetli, çok zengin, çok dingin, çok sağlıklı, çok ballı, çok kaymaklı, çok şekerli, çok şerbetli, çok bereketli günlerde buluştursun.. Bunu ancak biz başarabiliriz. Bize güvenin, destek olun, başkalarının söylediği yalanlara da asla inanmayın.." Hiçbir inandırıcı yanı olmayan sözler sarfeceksiniz.. Utanmadan-sıkılmadan, hicap duymadan biraz daha sabretmemizi isteyecek kadar acaipleşebileceksiniz.
-Nereye kadar sabır yahu?
-Sabır taşı olsa çatlar yahuuu.
-Vatandaş'tan "kalmayan sabrı" istemek, isteyebilmek vicdansızlığın "en hosso biçimde" avcarlanmış şeklidir.
2024'de çekmediğimiz EZA kalmadı, anamız ağladı.. 2025'te ise, yedi ceddimizin anasının ağlayacağı kesin..
Ve dahi; "Kesin oğlu kesin."
.........
"Can yakan, vicdansız zamları" yaparken pişkinliğin daniskasını sergileyin, binlerce "kof bahaneler" üretin, bu işi sizler değilde, sanki İsrail Maliye Bakanlığı yapmış bahaneleri üretecek noktalarda gezinin.
Kusura bakmayın ama; "Yemezler.. Ye-me-ye-ce-ğiz, ye-dir-me-ye-ce-ğiz."