Tarih sayfaları hep savaşları, barışları, kavgaları yazsa da, perdenin arkasında bazı aşklar da yer alır. Kayıtlara geçmese de, yıllardır kulaktan kulağa yayılan Osmanlı Padişahı Abdülaziz ile Fransa Kraliçesi Eugenie'in yasak aşkı bunlardan biri.

Takvim yaprakları 1867'i gösterdiğinde III. Napolyon, sergi açılışı için Osmanlı padişahı Abdülaziz'i Paris'e davet etmiş, hatta görkemli bir törenle bizzat kendisi karşılamıştı. Bu durum bir Osmanlı İmparatorunun tarihte ilk defa sefer dışında, yabancı bir ülke topraklarına ziyarette bulunması anlamına geliyordu.

Osmanlı kafilesini sarayda ise III. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugeine karşılamıştı. Göz kamaştırıcı güzellikteki İmparatoriçe, heybetli Abdülaziz'den daha ilk dakikada etkilenmişti. Karşılıklı olan bu etkileşim, Abdülaziz'i de fazlasıyla cezbetmişti. Hatta rivayet odur ki, padişah 11 günlük ziyaretinde başka hiçbir şeyle ilgilenmemiş, vedalaşma sırasında iki tarafta aşırı üzgün görünmüştü.

***

Fransa'dan bir daha görüşmemek üzere ayrılan bu ikilinin yolları iki yıl sonra tekrar kesişti. Süveyş Kanalı açılışına davet edilen Eugeine, oraya geçmeden evvel soluğu İstanbul'da almak istemişti. İmparatoriçenin Süveyş Kanalı'nın açılışı için Mısır'a gitmeden önce, İstanbul'a uğramaya karar verdiğini duyar duymaz hazırlıklar yapan Abdülaziz, misafiri için Beylerbeyi Sarayı'nı hazırlatmış, her türlü detayı bizzat kendisi ayarlamıştı.

Abdülaziz'in hazırlıkları bunlarla sınırlı kalmamış, birbirinden şatafatlı armağanlar da hediye etmişti. İmparatoriçe ise buna karşılık altın yaldızlı çerçevede kendi resmini sunmuştu. İmparatoriçenin bir haftalık dolu dolu İstanbul gezisi müthiş bir şekilde ilerlerken, son günlerde dedikodular yayılmaya başladı. İddiaya göre 17 Ekim gecesi Abdülaziz, Beylerbeyi'ndeki tüm görevlilere izin verip İmparatoriçe ile yalnız kalmak istemişti.

Hatta öyle ki Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan, ertesi gün Harem'e gelip İmparatoriçe ‘ye çok sert cümleler kurmuştu. Ancak buna rağmen İmparatoriçe, İstanbul'dan olaylı değil, mutlu bir şekilde ayrılmıştı.

Gelgelelim ki bu hikâye yarım kaldı. III. Napolyon'un tahttan indirilmesiyle Eugeine, İngiltere'ye sürgün edildi. Bir süre sonra da eşi ve çocuğu hayatını kaybetti. Sultan Abdülaziz ise bir süre sonra tahttan indirilip, öldürülen son padişah olarak tarihe geçti. Bu ölüm resmi kayıtlara intihar olarak geçse de, özellikle son yıllarda öldürüldüğüne dair iddialar da bulunmakta.

İmparatoriçe yıllar sonra tekrardan İstanbul'a geldiğinde yine Beylerbeyi Sarayı'nda kaldı. Hatta Sultan Abdülaziz'in oğlu Yusuf İzzettin Efendi'yi görmek istedi. Bu istek, dönemin tarihçileri tarafından geçmiş zamandaki yarım kalan aşkın özlemi olarak yorumlandı.

***

İmparatoriçe, bu ziyaretten 9 yıl sonra, 1920 yılında 94 yaşında hayata gözlerini yumdu ve İspanya'ya defnedildi. Bu yasak aşk resmi kayıtlarda yer almasa da, bir dedikodu olarak her zaman adından söz ettirdi. Hatta yine bir rivayete göre İmparatoriçenin İstanbul seferi sırasında Abdülaziz onun için yaptırdığı yemeğe "Hünkâr Beğendi" adını vermiş. Yemeği çok lezzetli bulan İmparatoriçe d e tarifi almayı ihmal etmemiş.

Tarih; savaşları, barışları ve antlaşmaları yazar… Yani aşk hikâyeleriyle pek ilgilenmez. O yüzden Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz’le, Franda İmparatoriçesi Eugeine arasında yaşandığı söylenenler resmi kaynaklarda yer almıyor. Lakin aşkın kural tanımadığı gerçeğini de unutmamak gerekir. 

Aşkın yaşandığı iddia edilen malum geceye dair detaylar, tarihçi Murat Bardakçı’nın 2009 yılında yazdığı, ‘Beylerbeyi ile gelse, o geceyi anlatabilse…’ kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Alıntıdır…