Aşağıdaki yazı, bundan tam 22 yıl önce TRT-1 radyo’ da yaptığım bir konuşma.
Tarih;11 Eylül 2003. Saat 13.45.
Bakın nasıl güncel kalmış.
***
Okullar kapanmadan yaptığım, son konuşmayı hatırlıyorum,
Sanki daha dün gibi.
Upuzun bir 4 ay göz açıp kapayıncaya kadar geçip gitti.
Hemen her öğretim yılının başında; duyduğumuz şeyleri, bu dönemde de duymaya başladık.
Milli Eğitim Bakanı ‘Öğretmen Tayinlerinin’ 15 Eylül’e kadar nasıl tamamlanarak, bu konudaki açığın, nasıl kapanacağını, medya kuruluşları kanalı ile halkına duyurdu.
Ayrıca bu yıl İlköğretimdeki ders kitaplarının da nasıl, Devlet tarafından öğrencilere parasız dağıtılacağı müjdesini verdi.
Biz bu müjdeyi televizyondan alırken, velinin biri sokurdandı;
“Eğer Milli Eğitimin okullara aktaracak bu kadar parası varsa, niye bizden hala, teberru alıp duruyorlar?
Bir diğeri de 8 yıllık eğitime dokundurdu;
“Ne iyi ettik de 8 yıllık yaptık İlk Öğretim’i. Miller bu 8 yıldan sonra okutmanın fazla bir gereği yok” gibi anladı galiba.
Mecburiyeti bitince çocuklarının eğitimine son verenler o kadar çoğaldı ki”
Aslında; doğruluk payı tartışılabilecek olan bu ifadeyi, kızlar için söylemiş olsak, tam yerine oturacak.
Çünkü; Türkiye’de hala, kız çocuğunun okula giymesinin gereksizliğini düşünen aileler var.
Bunun farkına bizden önce varan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’e bu konuda teşekkür ederiz de, yıllardır farkında olduğumuz bu durumu onlardan önce düzeltseydik, daha şık olmaz mıydı?
Gelmiş geçmiş tüm Cumhuriyet hükümetleri de, bu günkü iktidar kadar beni bağışlasın.
Şimdiye kadar; içine siyaset karıştırılmamış hiçbir MİLLİ Eğitim politikamız olmadı,
Her gelen bir öncekinin sistemini bozdu ve kendi politik görüşlerini ön plana çıkaran, yeni eğitim politikaları uyguladı.
Dikkatinizi çekerim, kapısında beklediğimiz Avrupa Birliği ülkelerinde benimsenen Milli Eğitim Sistemleri, çeyrek asırlar, yarım asırlar değişmiyor.
Her yeni gelen, bir öncekinin yarım bıraktığı hizmeti tamamlıyor.
Bizde ise hiç kimse tam memnun değil, herkes bir şeyden şikayetçi.
Yardım paralarının yerine harcanmadığını iddia edenlere “gelin ispata yardımcı olun” dersiniz, kaçarlar.
Ama bu konuda çıkan koku da; doğrusu, burnumuzun direğini kırar.
Suistimali ispata yanaşmayanlar bu yüzden fazla kızamazsınız.
Velilerin en çok şikayetçi oldukları konulardan biri de, öğrenci servislerinin düzensizliği ve pahalılığı.
(Devam Edecek)