Bir Bambu Kaç Senede Yetişir?

Okuduğum bir kitapta bambu yetiştirmek ile ilgili bir bölüm vardı. Çin ‘de bir bambu fidanını ekmek için, önce o işe toprağı sürmekle başlarsın. Ardından bambu fidanını ekersin. Sonra başlarsın onunla ilgilenmeye. Suyunu, gerekli besinleri verirsin. Mineral dengesini ayarlarsın. İlk sene bir şey olmaz. Sanki kendi kendine takılıyor gibisindir. Bambu sana yanıt vermez. İkinci sene de bambunu sulamaya ve gübresini vermeye devam edersin. Fakat hiç bir değişiklik olmaz. Bu işlemi yapmaya sürekli devam edersin vaz geçmeden. Bambunun sinir sistemimizi test ettiği, sabır gerektirdiği doğrudur. Bambu ilk 5 sene toprak üzerinden kendini göstermeden yaşama tutunur. Kendini besler, gerekli besinlerini alır suyundan ve derinlere doğru filizlenir. Senin verdiğin su çok önemlidir onun için, hayata daha sıkı tutunmasını sağlar. Direkt sonuç odaklı değildir bambu ağacı, onunla ilgilenmendir asıl kriterd. Nihayet 5. yıl sonunda kendini gösterir yavaş yavaş toprağın üzerinde küçük bir filiz olarak ve 6 hafta gibi kısa bir sürede, 27 metre yüksekliğe erişir. Şaka gibi değil mi? Ama asıl soru şudur; bambu sadece 6 haftada mı, 27 metreye ulaşır? Yoksa 5 yıl, 6 haftada mı sürer tüm süreç?

Bambu örneği, nitelikli iş için güzel bir örnektir. Kısa vadede bir beklentin olmadan ona yatırım yapmaya devam edersin, vaz geçmeden küsmeden, yılmadan o konuda çalışmaya devam edersin. Bambu bir başarı hikayesidir aslında. Sana vaz geçmeden çalışmanı öğretir. Bir gün sonucunu alırsın. Hem de tahmin ettiğinden çok daha kısa bir sürede. Peki buna yatırım yapmaya var mısın?

İyiden Mükemmelliğe Geçiş;

Bu sene okuduğum bir kitap var; “İyiden Mükemmel Şirkete…” yakında onunla ilgili bir yazım da olacak. Fakat kitapla ilgili bir örnek vermek istiyorum öncesinde. Günümüzde herkes iyi bir iş çıkartmak için uğraşır. Fakat bir yerden sonra iyi olmak aslında seni rakiplerinden farklılaştırmaz. Senin mükemmel olman gerekir ki, yaptığın işte farklılaşabilesin. Herkesin iyi olduğu bir ortamda iyi ortalamadır ama sen parmakla gösterilecek işler yapabilmen için mükemmel olman gerekir ve bu yüzden iyi olmaktan vazgeçmelisin, mükemmel olmalısın. Fikir olarak çok güzel bir kavram, yani öylece duruyor orada öylece. Sanki uzak doğuda bir adını bilmediğimiz bir ülkenin başkenti gibi. Gerçekleştirebilmekse fedakarlık istiyor. Tamamen sana bağlı.

Nitelik ve nicelik kavramları bir bütündür. Birbirinden ayırmak zordur. Yaptığımız işin belli bir kısmında nicelik olmak zorunda, ama yaptığımız işe bir nitelik katarsak, o işe kendimizden bir değer eklersen, işte o zaman işimiz anlam kazanacaktır.

Sırf maildeki herkese yaptığın işi takip ettiğini göstermek için o toplantı notları atma, bir iş acil ise, onu yumurta kapıya dayanmadan önce çöz son dakikada acil olması sadece senin sorumsuzluğundur işi başkasına yükleme, sırf bütçe yanmasın diye bir işi bitirme bırak bir sonraki gün bitsin, ya da iş planını gözden geçir, nerede eksik olduğunu gözlemle, o raporu nasıl olsa kimse okumayacak diye eksik yapma. Tüm bunları yap, çünkü bu işin altında senin imzan olacak. Tüm bunları yap, çünkü yaptığın işin bir değeri var. Kendi değerini düşürme. İşin hakkını ver.

Yarın devam edeceğiz…