"Ne işin var senin burada?" diyen Hasan Ortatepe ağabeyimin sorusunu çok anlamlı buldum, yazıma da "başlık" olarak koydum.
Onunla uzun uzadıya konuştuk... Değerli büyüğümün ne demek istediğini daha NET anlamanız için sorduğu soruyu açmak isterim...
Diyor ki;
"Senin gibi birisi kesinlikle Adana dışına çıkmalı, Türkiye'nin en büyük, en önemli, en çok okunan gazetelerin birinde yazmalı."
'O' bunu söyledi, ben şu cevabı verdim;
-Bu güzel ve anlamlı sözleri çok duydum... Hepsi sağ olsun, var olsun...13 yıl Ulusal Basın'da çalıştıktan sonra, Yerel Basın'a geçtim ve Ekspres Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmenliği koltuğuna oturdum... Bu toprakların bir bireyi olarak, sayısız sorunları ve sıkıntıları olan bu bereketli topraklara yazılarımla katkı koymak istedim... O günden beridir de yazıyorum... Bu uğurda bir nebze de olsa, katkım olmuşsa, ne mutlu bana... "Çözüm odaklı" gitmek ise amacınız, cesur ve kararlı olmanız şart... Geri vitesiniz asla olmayacak... Adana'da yetişen, bu topraklar ve bu toprakların cefakâr, fedakar insanları için "gazeteci" kimliği ile büyük mücadeleler veren çok değerli, çok saygıdeğer meslektaşlarım var... Ben onlardan sadece biriyim... Kalemimin keskin olduğu söylenebilir... Ancaaak, o kalem yazacaklarını "hak terazisi'nde" tartmadan asla yazmaz, yazmamıştır da... "Bin düşün, bir söyle" demişler ya; Benimkisi o hesap... Yürüdüğünüz yolda, hedefinizi yakalamak için keskin ifadeler kullanıyorsanız, kaleminiz de o ayardaysa, yazmadan önce çok iyi araştırmalar yapmanız, belge ve belgeler toplamanız lazım... Bunları yapan gazetecinin başarısız olması mümkün değildir... O gazeteci, mutlaka muvaffak olur, SES getiren haberlere imza atar, yazmış olduğu makaleler de toplum nezdinde itibar görür, çok okunur... "Bu topraklarda yetişen cesur kalemler, İstanbul'a, Ankara'ya, İzmir'e gitsin, oralarda gazetecilik yapsın" deniyor... Bunu diyenlerden birisi de sensin ağabeyim... İyi de buralar ne olacak? Buralarda yaşanan çok büyük sorunları kim araştıracak, kim soruşturacak, kim yazacak? Adana, bugün "kalkınmada öncelikli şehirler" sıralamasında çok gerilerde... Böyle devam edecek diye bir kural yokki... Bu güzel memleket tabiki bunu haketmiyor... Yeri tabiki 4'üncü, 5'inci sıralarda olmalı... Bunu başarmamız için, "Ben bu topraklarda doğdum, bu toprakların çocuğuyum, bu topraklarda da öleceğim" diyen aslanlarımızı her zamankinden daha da çok desteklemeli, yanında durmasını bilmeliyiz... Bunu yapabiliriz, bu GÜÇ bizde fazlasıyla var... Yeter ki, birbirimizi sevelim, yeter ki, birbirimize inanalım ve yeter ki; "Önce Adana, sonra Adana, en sonrasında yine Adana" haykırışlarında olalım, o haykırışları MARŞ olarak besteleyip, yedi düvele ezberletebilme kabiliyeti gösterelim... Gerisi kendiliğinden gelir... Yaş 65, sonlara doğru yürüyoruz... Bunun farkındayım, o yüzden mesleği bırakmış, köşeme çekilmiştim... Beni tekrar gazeteciliğe döndüren, "yazılarımda dengemi sağlayan" 5 Ocak Gazetesi'nin sahibi sevgili kardeşim, kadim dostum, dert ortağım, sırdaşım Savaş Çokduygulu'dur... Hakkımı da fazlasıyla veriyor.
Adana'da mutluyum ve huzurluyum... Bu bereketli topraklara, bu toprakların fedakar-cefakar insanlarına SES-NEFES olacak bir "deli" aranıyorsa;
"O DELİ BENİM.!"