Bu bölümle sona erecek olan “Kurtuluşa giden yolun hikayesini” 19 Mayıs 1919’un 100. yılı münasebetiyle düzenlenen proğramın açılış konuşmasını yapacak olan; Cumhuriyetimizle yaşıt Prof. Dr. İlhan Başgöz adına, Başkonsolos Umut Acar’ın yaptığı konuşmanın tamamını anlatmıştık.

Atatürk gece geç vakit Mısır Büyükelçiliğini ziyaret eder.

Sabaha kadar, yenilir, içilir, eğlenilir.

Güneş doğarken Mısır elçisini balkona çağırır;

“Buradan Güneş’in doğuşunu nasıl görüyorsam, esir milletlerin de birer birer esaretten kurtulacaklarını ve bağımsızlıklarını elde edeceklerini öyle görüyorum” der.

Atatük’lü Cumhuriyet her zaman mütemlekecilere karşıt, küçük devletlerden yana onurlu bir politika uygulamıştır.

Cezayirli gençler Fransız müstemlekecilere karşı kanlı bir savaş verirken ellerinde Mustafa Kemal’in resmini taşıyordu.

Hindistan, bağımsızlığının büyük lideri Gandi, İngiliz parlamentosunda şöyle konuşuyordu;

“Haydi beni tutuklayın, ama tutuklamakla iş bitmiyor.

İşte Türkler, kendi cenaze törenleri için hazırlanan tabutu istilacıların başında parçaladılar.”

Pakistan’ın ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Cinnah, 30 Ağustos zaferimiz üzerine şöyle diyecekti;

“Bu zafer, bütün esir milletlerin zaferidir”

İngiliz Başbakanı Lloyd George; Çanakkale Savaşı’nın en büyük destekçisi idi.

Türkler; koca İngiliz İmparatorluğunu Çanakkale’de dize getirince; Lloyd George parlamentoda şöyle konuşacaktı;

“Tarih nadiren dahi yetiştirir. Bizim talihsizliğimiz şu ki, böyle bir dahiyi Türk Milleti yetiştirmiştir..

Ne yapsak, ne tarafa gitsek Mustafa Kemal’in iradesini kıramadık.

Ben istifa ediyorum.

Değerli dinleyicilerim, ben yüz yaşına yaklaşmış bir faniyim. Öyle zannediyorum ki, İngilizce, Türkçe, Fransızca kitaplarım, makalelerim ve Amerika’da, Norveç’te, Rusya’da, İngiltere’de, İrlanda ve Türkiye’nin birçok kentinde yaptığım konuşmalarımla; bu kadar güçlüklerle, bana emanet edildiğine inandığım Cumhuriyete karşı görevimi yaptım.

Genç arkadaşlarım; Atatürk Cumhuriyeti özellikle sizlere emanet etmiştir.

Onu çağdaş ve gelişmiş memleketlerin daha yücesine çıkarmak sizin çalışmalarınıza ve gayretinize bakıyor.

Bu görevi başaracağınıza ben inanıyorum.

Konuşmamı bitirirken, hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum”

*Prof.Dr. İlhan Başgöz

Halkbilimci.

1923, Gemerek / Sivas doğumlu.

Tam adı “Mehmet İlhan Başgöz” olup, kimi yazılarında M. İlhan Başgöz imzasını da kullandı.