Kimsiniz?
Kimin kimsesiniz?
Neyin nesisiniz?
Kiminle kimleşiyorsunuz?
Aradığınız kim?
Niçin arıyorsunuz?
Neyin peşindesiniz?
Hedeflediğiniz nedir?
Hedefinizdeki "hedef" kim?
........
Soruları çoğaltmak mümkün... Sözkonusu soruların "kuyruk sokumlarına" çok başka, çok farklı, çok alengirli, çok şeytani, çok destani, çok fırfıri "güneş görmemiş kelamlar" sokuşturmanız da mümkün...
Size bağlı olan birşey bu...
Bu noktada yaratıcılığınız zengin ise, yaratmış olduğunuz "veciz dokunuşlar" noksansız hale dönüşür, derinleşir ve zenginleşir.
........
Değerli canlar,
şu sıralar "Sırat köprüsü" üzerinden geçmiyor, ge-çi-ri-li-yo-ruz...
Şeytan gibi değil cin gibi olmak zorundayız...
Bu hassas noktada iki önemli unsuru birleştirip, "şeytan-i cin" haline dönüştüresek, bunu başarırsak, söylemlerimiz; "Yemede yanında yat" tadı verir...
İşte o yüzden kelimelerimizi, cümlelerimizi seçerken bin düşünüp bir söylemeliyiz ki, "makbul kişi" olma özelliği kazanalım.
Mesela; "TERSO'dan okuma özelligimizi taban'dan-tavan'a çıkarmalıyız."
Mesela, "Kimsin lan sen?" sorusunu; "Lan sen kimsiniz?" diye sormak gibi.
Mesela; Beni arıyor, araştırıyorsanız,
o aradığınız ve araştırdığınız kişi ben degilim" demek yerine; "Kişi araştırdığınız, değilim ben.. Hattüç bacının bacısının en büyük oğlu kel İbramdır" diyerek, hedef saşırtacaksınız.
Bu hınzırlığı yapıp, bu yolu denediğinizde, söylediklerinizi birleştirip, ne manaya geldiğini bulmak için beyin yoranların (!) "mercimek tanesi kadar olan beyinciklerini" karıştırmış, yormuş, üretemez, düşünemez, ne yaptığını bilemez, sağlıklı adım atamaz hale getirmiş olursunuz.
........
Dedim ya, DEVİR atik olma, aktif hareket etme, pratik davranma, cin gibi bakma devri...
Bu "kofzottirik devri" bile isteye bizlere dayatmak isteyen güruh ile "adam gibi" mücadele edeceksek, onların dili ile konuşmayı bilecek, kül yatmayıp, kül yutturacağız.
"Malum güruh" anlamasın diye, TERSO'dan gideyim;
"Dediğimi ne acaba anlatabildim mi?
O efendilerin (!) yapmak ne istediklerini... Hıncın bu olduğunun ne içerdiğini mana anlayabildiniz mi?"
.........
Tüyo verme adına benden bu kadar.. Ne demeye çalıştığımı "pazılları birleştirip" anlayanlar, anlamayanlara anlatsın GARİ.