Kurban Bayramı yaklaşıyor..
Ramak kaldı..
Emekli, asgari ücretli, "daraltılmış gelirli" için kurban almak, rüyasında dahi görmeyeceği hal ve ahvale dönüştü..
Fiyatlar "tavan,"
Cepler "taban."
.....
-Kurban fiyatlarında son durum ne?
-Soruyu "açarak" sorayım;
-Kurban fiyatları bu yıl ne kadar ZAM'landı?
-Yüzde yüz mü?
-Hayır.
-Yüzde ikiyüz mü?
-Hayır.
-Yüzde üçyüz mü?
-Hayır.
-Yüzde beşyüz mü?
-Hayır.
-Yüzde altıyüz mü?
-Hayır.
-Yüzde yediyüz mü?
-Hayır.
-Yüzde dokuzyüz mü?
-Hayır.
-Yüzde bin mi?
-Hayır.
-Yüzde bin yüz mü?
-Hayır.
-Yüzde bin ikiyüz mü?
-Hayır.
-Yüzde bin üçyüz mü?
-Hayır.
-Sıkı durun, derin nefes alın, kalbinizi kontrol edin... Söylüyorum;
"Kurban fiyatları bu yıl tam yüzde bin dört yüz on yedi törkiş lira ZAM'landı.
Tuzu kurular cenahını temsil edenler hariç, "Dana, koyun, keçi keseceğim" diyen yalan söyler..
Çünkü hayal..
Çünkü mümkünü yok..
Çünkü'deki "çünküler" çok..
Horozun ederi bile, bin lira civarında anasını satayım.
"Kurban kesemeden bayramı geçirmek zorunda kalanlar ne yapacak?" derseniz..
Bu soruya verilecek en mantıklı cevap şudur;
"Melül melül bakacaaaaaaak, Behlül'e dönüşecek."
......
-Kurban Bayramı gelecekmiş..
-Meletilen, ay ortasını getiremeyen emeklinin, "cüzdanı kuruşa hasret kalan" dar gelirlinin neyine?
-Kurban Bayramı gelecekmiş..
-Kapıya dayanmış mış..
-Kurbanın kulağındaki küpeyi dahi alamadıktan sonra;
"Gelse ne olur, gelmezse ne olur be iki gözüm."