Bu güzel ülkenin her ferdi DON yüzünden; "Donunu kaybedecek duruma gelen mağdur çiftçilerimizi konuşuyor."
İflasın eşiğindeler ve hatta tam göbeğindeler..
Permaperişan vaziyette oldukları, kendilerine uzanacak devlet elini, sahiplenilmeyi, mağduriyetlerinin "ivedilikle" giderilmesini bekliyor ve istiyorlar..
Yaşanılan vahim ve iç burkan durum tüm çıplaklığı ile gözler önünde..
-İstenen belli,
-İsteyen belli,
-Yapacak olan da "belli oğlu belli."
.......
Devlet'e "Devlet Baba" denir..
-Neden denir?
Babalar, koruyucu, kollayıcı, himaye edicidir de onun için denir..
Babalar, evlatlarına her konuda, ama her konuda kalkan olur, gürz olur, kılıç olur, yay olur, ok olur, zırh olur ve can suyu olur..
Devletler, bunun için vardır.. İşte o yüzden "baba" denir onlara..
DON yüzünden felekleri şaşan, fertleri sönen, Ziraat Bankası'ndan aldıkları kredileri ö-de-ye-me-ye-cek-le-ri için "iflas bayrağı" çeken çiftçi "haklı olarak" devletten anlayış ve sahiplenme istiyor..
Yapılacak olan iş çok belli iken, bu işi don lastiği nisali sündürmenin kimseye yararı olmaz, bilakis zararı olur arkadaş..
Bu işe, bu mantık ve bu anlayışla bakılması asla doğru değildir arkadaş.
.......
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu iş için komisyon (!) kurulacakmışşşş..
Biline ve unutulmaya ki;
Bu "kof adım" sağ kulağınızı sol elinizle tutmaya çalışmak, mağdur çiftçilere, "Geçti Bor'un pazarı, sürün eşeklerinizi Nigde'ye" demektir.
Neymiş efendim, mecliste komisyon kuracaklarmışşşş..
Buna;
"Konmaisyon" demek çok daha doğru olur..
Çünkü bizler, sizlerin birçok konuda kurmuş olduğu o komisyonların önce TISSSS, sonra da FISSSS sesi çıkardığını çok iyi biliyoruz..
Komisyon kuruyorsunuz,
6 bin 666 sene sürüyor..
Muhteremler, komisyon toplantılarına 83 kilo ile giriyor.. Bal, kaymak, tereyağı, pasta, çörek, börek yemekten, sabbirkefine çayı, süphankeynata sütü içmekten 98 kilo çıkıyor..
-Orada neleri konuşuyorlar?
-Neleri tartışıyorlar?
-Hangi kararları alıyorlar?
-Sonuç ne oluyor?
Çıkıp, bunları söyleseler, beyinlerimize "celal" inecek.!!!
Bu muhteremlerin, ülkenin her noktasında mağdur olan çiftçilerimize yapacakları İŞ'te, İŞLEM'de bellidir aslında..
"Nedir onlar?" derseniz, söyleyeyim;
-Hasar tespitlerini en hızlı biçimde yapmak.. -Çiftçilerimizin Ziraat Bankası'ndan almış olduğu kredinin faizlerini silmek..
Ana parayıda; "En az 1 yıl süreyle ertelemek."
O kadar..
NOKTA.
.......
Bu olmaz, bu akıllı adım atılmazsa, a-tı-la-maz-sa;
"NOKTA yerini OKKA'ya devreder."
Sahisiz bırakılan çiftçilerimiz, zamanı geldiğinde OKKA'nın altında kimleri bırakacağını çoooook iyi bilir, bildiğini de "adam gibi" uygular.!