Ellerinden çocukluklarını, gençliklerini, yaşlılıklarını alıyor, onları bu dünyada olması gereken haklarından mahrum bırakıyorsunuz. Bence bu dünyadaki en kötü şey bu olmalı! Kadın haklarını korumak için “İstanbul Sözleşmesi” yürürlüğe girecekken, kabul edilmedi.
Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluş yıllarından itibaren kadının siyasi ve toplumsal hayattaki konumunun güçlendirilmesine yönelik önemli adımlar atılmış, batılı ülkelerin pek çoğundan önce ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Ama şu an günümüze baktığınızda çoğu şeyin ellerimizden alındığını göreceksiniz. Geriye sadece bize verilen seçme ve seçilme hakkı kaldı, o da tabii eşiniz hangi partidense, sizde ondan olmak durumundasınız. Bu şekilde seçme ve seçilme hakkı mı olur?
Tabii ki şu an öyle bir ana geldik ki kadınlara, kız çocuklarına, kızlara hiç bir şekilde hak tanınmıyor. Özelliklede Doğu ve Güney Doğu bölgelerinde…
Ellerinden çocukluklarını, gençliklerini, yaşlılıklarını alıyor, onları bu dünyada olması gereken haklarından mahrum bırakıyorsunuz. Bence bu dünyadaki en kötü şey bu olmalı! Kadın haklarını korumak için “ İstanbul Sözleşmesi” yürürlüğe girecekken, kabul edilmedi.
Peki, bu sözleşme ne içeriyor?
Sözleşmenin 5 temel ilkesi;
Kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi.
Şiddet mağdurlarının korunması.
Suçların kovuşturulması.
Suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir.
Ülkemizde şu an bu sözleşmenin hangisi geçerli. Ben size söyleyeyim; hiç biri geçerli değil!
Nerde kadın hakları?
Nerde İstanbul Sözleşmesi?
Nerde seçme seçilme hakkımız?
Nerde kadının sesi ve gücü?
Umarım biz kadınların sesi duyulur.
Çünkü kadın olmadan, asla olmaz!