Ne demiştik;
“Ukrayna şımarıklık yapıp Rusya’ya olan doğalgaz borçlarını ödemeyince; Rusya da kendi topraklarından geçen yeni bir boru hattı ile Avrupa’ya bağlanma yoluna gitti”
Ukrayna halkı ateşe sürüldü, savaş başlatıldı.
Böylece “Kuzey Akım 2” durduruldu.
Makarayı tekrar 2009’a geri saralım.
Harp Akademileri Komutanlığı’nca düzenlenen “Uluslar arası Enerji Güvenliği” sempozyumu, işte tam olarak 2009 yılındaki bu Rusya-Ukrayna doğalgaz kriziyle örtüşüyordu.
Türk Genelkurmayı; petrolün ve doğalgazın silah olarak kullanılacağını, Türkiye’nin de yer aldığı bölgede enerji odaklı savaşların kaçınılmaz olduğunu açıkça görüyordu.
Bu tehdide karşı, Türkiye’nin güvenlik stratejisini geliştirmek üzere kafa yoruyordu.
Sempozyum bu amaçla düzenlenmişti.
28 Nisan 2009’da sempozyum toplandı.
Bütün davetliler yerine oturdu.
Tam açılış konuşması başlamıştı ki…
Bum!..
Harp Akademileri Komutanlığının burnunun dibinde bir ses bombası patladı.
O güne kadar Türkiye’de örneği görülmemiş bir bombaydı.
İnceleme yapıldı; yabancı ve dost bir istihbarat teşkilatına ait olduğu saptandı.
Her şeye rağmen sempozyum başladı.
Son derece başarılı bir şekilde de gerçekleştirildi.
İki gün sürdü (28-29 Nisan)
Sempozyuma katılan herkes sivildi.
Sadece üç subay vardı.
Kara. Hava ve Deniz Kuvvetlerini temsil ediliyorlardı.
Hava Kurmay Albay İsmet Çıngı, Piyade Kurmay Albay Ahmet Küçükşahin ve Tümamiral Cem Gürdeniz.
İsmet Çıngı, Hava Kurmay Albay’dı.
Harp Akademileri Komutanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsünde Uluslar arası ilişkiler Anabilim Dalı Başkanıydı.
Harp Akademileri adına bu uluslar arası sempozyumu konukları dahil, A’dan Z’ye organize eden subaydı.
Ahmet Küçükşahin.
Piyade Kurmay Albaydı.
Harp Akademileri Komutanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsü müdürüydü.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı adına konuşma yaptı.
Tümamiral Cem Gürdeniz ise Deniz kuvvetleri adına konuştu.
Bu üç subay; enerji güzerğahının odağındaki Türkiye’ye yönelik askeri ve ekonomik tehditlere dikkat çekiyor, Akdeniz, Karadeniz ve Irak üzerindeki bölgesel çıkarlarımızı ”Türk Tezi’yle” tarif ediyorlardı.
Rusya-Ukrayna savaşının başlangıç noktası, yukarıdaki hikayeler bütünüdür.
Hani yeni bir ev alırken “Ev değil komşu al” derler ya; belki biraz elinizdedir seçmek.
Ama sınırlarınız çevresinde komşu seçmek hiç de elinizde değildir.
O yüzden bence Türkiye dahil tüm devletler;ulu önder Atatürk’ün aşağıdaki sözüne uygun davranmalıdır:
“Yurtta Sulh, Dünya’da Sulh”