Neredeyse on ay gibi bir süre Adana’dan uzak kaldım. Sayın valimiz Mahmut Demirtaş ile gazetemin bir araya gelecek olması, bana geçen bu sürede Adana da neler olduğunu araştırma fırsatı verdi. Geçmiş dönemde yayınlanmış haberlere baktım. Sayın valimizin bir başka söyleşisindeki konuları derledim. O konular arasında yatırımla ilgili süreçleri henüz tamamlanmamış önemli projeler vardı. Mesela, Adana şehir hastanesi, müze kompleksi, Yeni stadyum, Toki yatırımları, yeni adalet sarayı, bölge adliye mahkemesi, Ceyhan enerji ihtisas bölgesi, tekstilciler ve ayakkabı imalatçıları için küçük sanayi siteleri yapımı, menderes bulvarı yenilenmesi, petrol boru hattı, Yumurtalık serbest bölgesi, Adana bilim teknoloji üniversitesi kampüsü ve dersliklerinin yapımı, Seyhan yedi göz projesi, Güney çevre yolu projesi, Adana tarıma dayalı ihtisas bölgesi projesi gibi başlıkları not almıştım. Eksik bıraktıklarım muhakkak vardır.

Bunların hepsi ülkemize ve yaşadığımız topraklara önemli katkılar sağlayacak projeler.

İlgimi çeken başlıklar ve gündeme gelmeyen konular neler diye not aldım.

Yerli Otomobil üretiminin Adana ilinde yapılması önerisi (Ramazan Saygılı) ilgi çekici ve Adana ilinin alt yapısına bakıldığında çok doğru bir öneriydi. Sayın valimiz bu konunun bir temenni durumunda olduğunu belirtti. Fakat bu öneri için bence şimdiden en azından arsa üretimi ve alt yapısının oluşturulması yapılmalı ki, bu öneri temenni olmaktan çıksın.

Görünen o ki, ülkemizin en önemli konularından biri göçle gelmiş insanların sosyal yaşama adapte olmaları olarak yer alıyor. Kendi ülkemizin büyük kentlere göç sorunu henüz çözülememişken, buna savaş mağduru komşu ülkelerin insanları katıldı. Hem de sayı bakımından neredeyse bir ülke olabilecek sayıda insanı ağırlıyoruz.

Göçle gelenler ve kentlilik bilinci nasıl sağlanacak?

İşin içine savaş mağduru göçmenler girince, sadece kentlilik bilinci başlığı yetmiyor. Geldikleri ülkenin yaşam kültürü ve bilinci de eklenmesi gerekiyor. Yani kentlerimiz binlerce yılda kendi oluşturdukları ruhu, yaşadığı şok göçlerle katılım olunca kaybetme riski taşıyor. İşte bu bakımdan sayın valimizin bilgi verdiği ‘Güney Adana kalkınma projeleri’ gerçekten büyük önem taşıyor. Bu alanda 43 projeyle başlanmış ve 18 proje hayata geçirilmiş. Bu projeleri önümüzdeki günlerde incelemek istiyorum.

Bu konular konuşulurken ‘kentsel dönüşümde insana zihinsel dokunuş’ sözünü valimizin ağzından duymak beni gerçekten heyecanlandırdı.

İnsanları dönüştürmek çabaları tüm insanlığın uğraşı olması gereken bir konudur. Bizler yaşadığımız kentin var olan güzelliklerini insani açıdan korurken, eksik olan yönlerimizi nitelikli hale getirmek için işte bu dönüşüm meselesi şart oluyor. İşin içinde birde bu ülkenin ve bu şehrin yaşam kültüründen habersiz olan insanla var olunca, çok daha önemli hale geliyor.

İnsanı nasıl dönüştürür ve sosyal açıdan uyumlu hale getiririz? Bir bakıma bu soru ‘Nasıl Adanalı yaparız?’ sorusudur.

“Sinemaya gitmeyen öğrenci kalmasın” projesi kapsamında çocuklar sinemaya vali beyle beraber gitmiş.

Adana lezzet festivali yapılmış katılanlara sertifika verilmiş.

Vali bey Gülbahçesi mahallesinde halkın hazırladığı sofrada beraber kahvaltı yapmış.

Uyuşturucu ile mücadele edilmesini isteyen mahalle sakinleri, devletiyle işbirliği yapmış.

‘Benim mesleğim’ başlığında eğitim verilerek insanlara meslek seçimi öğretilmeye çalışılmış.

İşte bütün bunlar, insana dokunuş açısından çok önemli başlıklardı.

Yeterli mi?

Bence bu çabalara hepimizin katılması gerekiyor.

Gündeme gelmemiş benim seçtiğim konular

· Adana ilinde yeni ve işlevsel bir kent meydanı oluşturulması için belediyemize dokunmak,

· Şehir içi toplu ulaşım sıkıntıları ve sosyal destekli kart sahiplerine direnç konusunun değerlendirilmesi,

· Adana ilinde kent ormanı çalışması neden yok? Sorusunu Bakanımız Veysel beye ulaştırmak.

· Yatırım projeleri yapılırken ağaç zayiatları neden önemsenmiyor? Sorusunu tüm proje yapanlara hatırlatmak,

· Kapuzbaşı şelalelerine giden yol için bir çalışma neden yapılmıyor? Sorusunu araştırmak,

· Eğitimde olan çocuklarımızın sosyal ve kültürel gelişmesi adına yapılacak özel projelere de, izin ve destek verilmesinin kolaylaştırılması için çözümler üretmek.

Sayın valimizin birkaç önemli bulduğum sözleriyle yazımı bitirmek istiyorum.

‘Benim kavgam işimledir.’

‘Paylaşma ve istişare çok önemlidir. Çünkü ülkemizde hata yapma lüksümüz yoktur. Öncelikler iyi araştırılmalı ve önemi kavranmalıdır.’

Bu sözlere katılmamak olmaz. Madem insanız, o halde insanlığı bir numaraya koymalıyız.

Madem insanız yaşama ve tüm canlılara saygı duymalıyız.