Kedi, köpek, muhabbet kuşları, kanarya, papağan, hamster başta olmak üzere, birçok evcil hayvan var evlerimizde…Her kes kendi anlayışına ve kendi sevgisine göre hayvanlarla dost olur, onları sever, evinde besler. Hayvanları sevmek, onları sahiplenmek, Milli değerlerimiz ve dinimizin emridir de aynı zamanda…Peygamber efendimizin camiye giderken dahi köpeklere sevgiyle yaklaştığı bilinmektedir.Eski Türkler de ‘At, Avrat, Silah’ sözüne, ünlü tarihi şahsiyet; Tarkan’ın kurt köpeğini de eklemek lâzım. Her ev de bir at, her ev de bir kedi, bir köpek bulunurmuş…Ancak günümüzde, ister evcil olsun, ister sokak hayvanı olsun, bazı sıkıntılar yaşandığını görüyoruz; TV ekranlarında ve yazılı basında…Bilhassa o hayvanlara yapılan eziyetler, işkenceler yürek sızlatıyor… Savunmasız, masum hayvanlar… yapılan kötü muamele uzun süredir ülkemiz ulusal medyasında seslendirilmektedir. Özellikle yaz aylarında kalabalıklaşan sayfiye kentlerimizin bu bitmeyen dertleri söz konusu edilir. Yerel yönetimler yeterince hayvan barınaklarına sahip olamadıkları için, terk edilen hayvanlara bakamazlar ve zaman zaman sevimsiz katliamlar yapılmasına göz yumarlar. Konuya sahip çıkan hayvan severler ile yerel yönetimler,sık sık karşı karşıya gelirler ve medyaya da konu yaratırlar. Ancak gerekli çözüm için gözler TBMM’ne çevrilince, konu gene alt komitelerde sürünceme de kalır. Son dönemde muhtemelen bir torba yasa içeriğinde bazı olumlu çözüm maddelerinin oluşturulduğunun duyumlarını alıyoruz. İşin üzücü bir başka yanı da; yavru döneminde eve alınan kedi ve köpekleri, 3 ila 1 yıl arasında, bakıldıktan sonra, sokağa terk ediyorlar.Konuya doğru bir yaklaşım sergilemek üzere, işte sizi derinden etkileyecek olan yaşanmış bir öykü; vefakâr köpek Hachiko’nun ibretlik hikâyesi.1924 yılında Tokyo Üniversitesi'nde görev yapan Japon Profesör Dr. HidesaburaUeno, küçük bir köpek yavrusu edindi ve Japonca'da "sekiz tane" anlamına gelen Hachiko adını koydu köpeğine. Beraberliklerinin sadece bir yıl süreceğini bilmiyordu. Ama o bir yılda dünya tarihine geçecek ve kitaplara hatta filmlere konu olacak bir ilişki yaşandı.Safkan ‘Akita’ cinsi beyaz bir erkek köpek olan Hachiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden istasyona yürüyen sahibine birlikteliklerinin hemen ilk gününde eşlik etti. Metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurladıktan sonra da eve döndü. Ve akşam üniversite dönüşünde istasyonun çıkışında Hachiko'yu kendisini beklerken gören profesör çok şaşırdı. Bu akıllı köpek sahibinin akşam eve dönüş saatlerini hesaplayarak ve aynı yolu kullanacağını düşünerek istasyonun önüne sahibini karşılamak için gelmişti.O günden sonraki bir yıl boyunca her sabah sahibini istasyona kadar götürdü, her akşam iş çıkışında da istasyonun önünde karşıladı Hachiko…Saatini hiç şaşırmadı…Ama bir akşam istasyondan çıkmadı Profesör Ueno ve Hachiko’nun gözleri istasyonun kapısında çakılı kalmıştı. Bir sonra ki akşam yine yoktu profesör. Üçüncü akşam istasyondan yine çıkmadı. Dört, beş, altı… Çünkü üniversitede kalp krizi geçirip ölmüştü profesör.Hachiko her akşam sahibim istasyondan çıkacak diye inatla bekledi. Durumu izleyen istasyon görevlileri, ona yiyecek ve su verdiler. Haftalar, aylar boyunca her akşam Tokyo Shibuya istasyonun kapısına gitti Hachiko. Tam 10 yıl boyunca…Bu vefa duygusunu medya aracılığı ile öğrenen kent insanları, onu beslediler ve şefkatle ilgilendiler.12 yaşındayken istasyonun kapısında öldü Hachiko. 10 yıldır beklediği istasyonun kapısında onunla tanışanların düzenlediği bir cenaze töreni ile vedalaştılar onu seven kentliler.1934 yılında kent insanları imece ile para toplayarak onun bronz heykelini diktiler istasyon kapısının önüne. Ölü bedeni ise tahnit edilerek Tokyo Bilimler Müzesinde sergilenmeye başlanmıştı zaten.II. Dünya Savaşı sürerken, Japonya da cephane üretiminde kullanılacak maden sıkıntısı başlamıştı. Öylesine ki, evlerden çatal kaşıklar bile bu amaçla toplanıyordu. Tabii ki, Hachiko’nun bronz heykeli de sökülerek, cephane üretimi için gönderildi.Savaşın bitimi sonrası, 1948 yılında Hachiko’nun heykeli yeniden yapılarak istasyon önüne dikildi. O heykel, artık Tokyo halkının ve Japonya’ya gelen turistlerin uğrak noktası olmuştu.Japonlar sadakat ve insan hayvan ilişkisinin sembolü olarak ölümündenhemen sonra diktikleri bu heykel ile bir köpeğin bedeninde yaşanan vefa duygularına tercüman olmuşlardı.Her yıl Hachiko'nun ölüm yıldönümü olan 8 Nisan'da bütün hayvan severler heykelin önünde buluşuyorlar. Hayvan sevgisini ve vefa duygusunu paylaşıyorlar.Hachiko'nun hikâyesi 2009 yapımlı bir filme de konu olmuştur. Richard Gere’nin ProfesörHidesaburaUeno rolünü üstlendiği film, anıları tazelemişti.Bizler ise sevdiğimiz ve onlarında bize vefa duygusu ile bağlandıkları hayvan dostlarımızın heykellerini dikemiyoruz ama bari onlara eziyet etmek ve öldürmek vahşetinden uzak duralım.
Eğitim
Ekonomi
Özel
Gündem
Yerel
Asayiş
Spor
Kültür
Siyaset
Çevre
Yaşam
Trend Haberler
Adana'da Çiftçilerin Kabusu! Dolu Narenciye Bahçelerini Vurdu
39 İlde Emniyet Müdürleri Değişti... Adana'da Arıkan Görevine Devam Ediyor...
“Belim Ağrıyor, Kesin Fıtığım Var” Demeyin! Her Bel Ağrısının Nedeni Bel Fıtığı Değil
5 Ocak Medya Grubu’ndan Yeni Program: “Perde Arkası”
Adana’da Ekonomi Zirvesi: Tarım, Gastronomi, Sanayi ve Lojistik İçin Yeni Hedefler
Kupada Adana Eşleşmesi
Nar Ağacı ile Mavi Muhabbet Kuşunun Masalsı Hikâyesi Okurla Buluştu