Bayramın ilk günü, “Bayram Demek…” konulu yazı kaleme almış,

Bu yazımda,

Şimdiki bayramların, eskiye nazaran nasıl geçtiğini, günümüz bayramlarını bayram gibi yaşayamadığımızı,

Hatta o güzelim eski bayramları neden ‘Mumla Aradığımızı’ sorgulamıştım.

İslam Âleminin en önemli dini bayramlarından biri olan Ramazan Bayramı’nı daha geride bıraktık.

Peki, sizin Bayramınız nasıl geçti?

Sizce de, bir önceki yazımda söylediğim gibi olmadı mı?

Yani birçoğumuz o eski güzelim bayramları özlemle anmadık mı?

Aksini iddia eden varsa,

O halde, Allah için söylesin;

***

Hanginiz, bayrama günler kala evlerini dip bucak temizledi?

Hangimiz, misafirler için yemekler börekler, tatlılar pastalar yaptık?

Hanginiz, çocuklarını çarşı pazara götürüp ‘Bayramlık’ aldı?

Hangimiz, ‘Bayram Şekeri’, ‘Çikolata’, ‘Kolonya’ aldık?

Hanginiz, büyüklerinin ellerinden öptü bayramlarını kutladı, onlarla sohbet etti?

Hangimiz, ailecek keyifle ‘Bayram Sofrasına’ oturduk?

Hanginiz, çay kahve eşliğinde keyifle gazete okudu?

Hangimiz, çocuklarına ‘Bayram Harçlığı’ verip kapı, kapı bayram şekeri toplattık?

Hanginiz, bizleri sahura kaldıran ‘Ramazan Davulcusuna’ bahşiş verdi?

Hangimiz, çocuklarının harçlıklarını ‘Bakkal Amcalarında’ harcattık?

Hanginiz, çocuklarını sokakta gönlünce, özgürce oynamasına izin verdi?

Hangimiz, Tanrı Misafirine, ‘bir çay’, ‘bir bardak su!’ ikram ettik?

Hanginiz, dostlarınızla şöyle güzel bir ‘Akşam Sefası’ yaptı?

Hangimiz, hanginiz?

Kimse kusura bakmasın;

Hiç birimiz, hiç biriniz!

***

Yapılanlar, yapılmak istenmeyenler...

Yapılmayanlar, yapılanmayanlar…

Bunların hiç birinin parayla pulla alakası yok.

Bu değerler, zamana ve teknolojiye yenik düşen değerlerimiz!

İşte bu yüzden, ‘Hangimiz?’, ’Hanginiz?’ sorusu,

Kaybettiğimiz bazı değerler bizlere;

Nerde o eski bayramlar’ dedirtiyor!

Sağlıcakla kalın…