Neredeyse sofralarımızdan hiç eksik olmayan yegane gıda: EKMEK. Peki, her gün tükettiğimiz ekmek konusunda ne kadar bilinçli ya da seçiciyiz? Fırınlardan ve marketlerden aldığımız ekmeğin içine neler karıştırılıyor? Ve daha da önemlisi, neden karıştırılıyor?

Gelin şimdi bu maddelere bir göz atalım:

*E322 Lesitin/Soya Lesitini: Ekmeğin hacmini artırıyor.

*E341 Kalsiyum Fosfat: Unun topaklanması engelliyor.

*E412 Guar Gam: Hamurun kıvamını artırıyor ve ekmeğin raf ömrünü uzatıyor.

*E235 Natamisin: Ekmeğin küflenmesini ve bozulmasını engelliyor.

*E422 Gliserol/Gliserin: Hamurun kıvamını artırıyor ve ekmeği tatlandırıyor.

*E927a Azodikarbonamid: Unu beyazlatıyor ve ekmeği yumuşatıyor.

*E924 Potasyum Bromat: Pişme süresini hızlandırıyor ve hamurun daha iyi kabarmasını sağlıyor.

*E928 Benzoil Peroksit: Unu ve tüm buğday ürünlerini beyazlatıyor.

*E170 Kalsiyum Karbonat: Renklendirici ve mineral tuz olarak kullanılıyor.

Yukarıdaki liste, ekmekte kullanılan koruyucu ve katkı maddelerinin sadece küçük bir bölümünü içeriyor. Her gün yeni bir katkı maddesinin piyasaya çıktığını göz önünde bulundurursak, bu maddelerin derin analizlerinin yapılmasına ve gerçek etkilerinin anlaşılmasına kadar geçen sürede maalesef kullanımlarına izin veriliyor. Katkı maddelerinin ötesinde, “modern ekmek” birçok farklı tehlike barındırıyor. GDO'lu soya kullanımı, buğday ve unda tespit edilen pestisit kalıntıları,hijyenik şartların eksikliği, denetim yetersizliği gibi pek çok faktör devreye giriyor.Piyasadaki 'sağlıklı ekmekleri’ ne kadar tanıyoruz. Marketler de, fırınlar da, bakkallar da ve ekmek büfelerinde satılan ekmekler hakkında yeterli bilgimiz var mı? Şu an için hangi ekmekleri önermek mümkün? Birkaç örnek vermeye çalışalım…

1.Glutensiz, Ekşi Mayalı Nohut Ekmeği: (İlaçsız Tarım - Yerli Tohum - Genetiği Korunmuş)
Yerli tohumdan, geleneksel tarım şartlarında ilaçsız olarak yetişen nohutun taş değirmeninde öğütülmüş unundan, doğal protein, lif ve kompleks karbonhidrat bakımından zengin ekşi maya ile üretilen bir nohut ekmeğidir. Odun ateşinde pişirilmekte ve özel üretilmektedir.

2.Ekşi Mayalı Siyez Ekmeği: (İlaçsız Tarım - Yerli Tohum - GDO Analizli)Siyez Tam Buğdayından üretilen, ruşeym ve kepeği fabrikasyon ekmekler gibi ayrılmamış, lif bakımından zengin ekşi mayalı ekmek. Odun ateşinde pişirilmekte ve özel üretilmektedir.

3.Ekşi Mayalı Çavdar Ekmeği: (İlaçsız Tarım - Yerli Tohum - Genetiği Korunmuş)
Genetiği korunmuş yerli tohumdan, geleneksel tarım şartlarında ilaçsız olarak yetişen çavdarların taş değirmeninde öğütülmüş unundan, doğal lif bakımından zengin, odun ateşinde pişirilmiş ve özel üretilmektedir.

4.Glutensiz, Ekşi Mayalı Mısır Ekmeği: (İlaçsız Tarım - Yerli Tohum - Genetiği Korunmuş)
Genetiği korunmuş yerli tohumdan, geleneksel tarım şartlarında ilaçsız olarak yetişen mısırları taş değirmeninde öğütülmüş unundan, doğal protein, lif ve kompleks karbonhidrat bakımından zengin ekşi mayalı mısır ekmeği. Odun ateşinde pişirilmiş, özel üretilmektedir.

Yapılan araştırmalar da, daha pek çok ekmek çeşidi olduğu görülmüş olmakla beraber, günlük tüketimin ağır bastığı ekmek çeşidi sınırlı.

Ayrıca, beyaz undan yapılan ‘PİDE’ ekmeğini de unutmamak gerek.

Peki, her doğal ekmek gerçekten doğal mı? Her ekşi mayalı ekmek sağlıklı mıdır? Her koruyucu içermeyen ekmek zararsız mıdır? Bu soruların cevabını vermek elbette çok zor, çünkü bize 'doğal ve katkısız' olarak sunulan pek çok ürün aslında bu tanımdan oldukça uzak. Kullanılan şaibeli unlar, endüstriyel hazır mayalar, kimyasal katkılı ekşi mayalar her zaman ürünün adında veya içeriğinde yer almıyor. Örneğin; 'siyez unu ile yapılmış' olarak etiketlenen ürünlere baktığımızda, içerisinde sadece %10 siyez unu kullanıldığını, %90 oranında ise beyaz un kullanıldığını görüyoruz. Keza, tam buğday unu, kepekli, çavdarlı vs. üretilen ekmeklerde de durum pek farklı değil. Kontrol ve denetim yetersiz, cezalar caydırıcı olmayınca, halkın sağlığı ile oynamak ta, o oranda pervasızca mümkün oluyor.

Beslenme piramidinde çok önemli bir yere sahip olan, en önemli gıdamız, besin maddemiz olan ekmek te gelişmelerden ve endüstriden nasibini almış durumda.

Başta konunun uzmanları olmak üzere, Dr.lar, diyetisyenler devamlı insanları uyarıyor, bilhassa beyaz undan yapılan beyaz ekmeklerin yenmemesi gerektiğini ifade ediyorlar.

İyi güzel de biz ne yapacağız? Birilerinin para kazanma hırsına kurban mı gideceğiz?

Cevap verilmesi hem kolay, hem zor bir soru…Ama biz yine de sormuş olalım…

Sağlıklı ekmekleri yemek ne zaman kısmet olacak?

SON SÖZ:’’ HALK İÇİNDE MUTEBER BİR NESNE YOK DEVLET GİBİ, OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ’’