-Alo Canbolat gardaş...
-Gardaş Canbolat Aloo...
-Canbolat gardaş Aloooo.
-Buyur kardeş...
-Buyurun, buyruğun
varolsun Canbolat gardaşım... Beni tanımadın mı? Ben Garayusuflu Göyü'nden "göçük Musa" yahuuuu..
-Ooo, nasılsın Musa kardeş? Sen Karayusuflu Köyü'nün en tanınan, en simge isimlerindensin... Sesin kesik kesik geldi de... İyimisin? İşler-güçler nasıl? Emret...
-Bizde ses-mes bırakmadılar ki be gardaş... Ne ekersek zarar, ne biçersek zarar... Limon, portakal mandalina dalında galdı be gardaş...
-Niye kaldı Musa?
-Mal, toplandığında işçilere yetmiyor be gardaş... Malı, dalında zararına satıyorum, gamyon parasının 3'te birini bilem garşılamıyor be gardaş... Ne yapacağıma bir türlü garar veremiyom be gardaş... Yüregim yetmiy, nefesim daraliy, ciğerim söniy, göynüm kaniy, bağrım yaniy, banka borcum duriy.. Gredi gartlarım, benim patladığım gibi patliy be gardaş...
İki ineğim, yedi goyunum, onüç dene de geçim var... Onlara doğru dürüst YEM veremiyom be gardaş... Allah'tan gonuşamıyorlar, gonuşsalar, inan yedi ceddime söverler... Sövseler, haksız sayılmazlar be gardaş.
-Ciğerimi dağladın Musa kardeşim... Senin adına çok üzüldüm... Senin gibiler o kadar çok ki... Milyonlarca çiftçi senin yaşamış olduğun sıkıntıları yaşıyor... Yetkililer(!) inşallah sesinizi duyar ve gereken önlemleri alır... Dualarım senin ve senin gibi emekçi dostlarımın yanında... Bunu bil ve sakın ola unutma...
!!!!!!!!
-Alo Canbolat gardaş...
-Canbolat Aloo gardaş...
-Gardaş alooooo Canbolat...
-Sesini alamıyorum Musa, bulunduğun yerden yüksek bir yere çık...
!!!!!!!!!!
-Aloooo gardaşım...
-Tamaam... Sesin şimdi daha iyi geliyor... Seni dinliyorum Musa...
-Şimdi hangı gazatada yazıyon?
-5 Ocak Gazetesi'nde...
-Şimdi sana, çoğ ezildiğim, çoğ utandığım bir şey deycem... Beni birazcık seviyorsan bunu yaz... Tamam mı, söz mü gardaş?
-Söz Musa... Anlat hele...
-Beş gün evvel, Alamanya'dan oğlum geldi izine... "Babamın derdine çara olurum" diye düşünmüş Allahulalim... Sağ olsun, var olsun... Gahvaltı ittikten sonra, oglum "Benimlen gel baba" dedi... Dediğini yaptım, galtık gettik... Yabancı paraları bozan bir yere girdik birlikte... Oğlum, cüzdanından üzerlerinde YÜZ yazan beş dene Alman parası çıgardı, çalışana uzattı, "bunları boz" dedi...
Çalışan, beş Alman parasını aldı, el arabasını dolduracak paraları önümüze godu... O godu da, biz nereye goyacık... Poşet aradık, bulamadık... Bir goşu Sittilli Bazarı'na vardım, onbeş dene poşet alıp geldim... Paraları onların içine goduk... Goduk ta, bu gadar para inen eve nasıl gidecik. Dolmuşnan gidemek ki... Mecburen taksi çağırdık, bizi Garayusuflu'ya bıraktı... "Borcumuz ne gardaş?" dedim...
"Bin yüz 25 lira amca" dedi...
Taksıcıya, "biraz bekle... Evi satıp, paranı getireyim gardaş" diyecektim ki;
Oğlum bırakmadı.
.........
DÜN "ANNELER GÜNÜYDÜ."
FEDAKÂR, VEFAKÂR, CEFAKÂR ANNELERİMİZİN "ANNELER GÜNÜNÜ" KUTLUYOR, ÖNLERİNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM..!