12 Ağustos 2022 Cuma günü yayımladığımız, ‘GASLİGHTTİNG 2’ yazımıza, bu gün devam ediyoruz…
Kadın erkek ilişkisinde sıkça rastlanır.
Aynı zamanda dini ve sivil tüm iktidarların en güçlü silahı da budur.
Devletler de, halklara gaslighting uygular.
En iyi devlet de, en kötü devlet de, bu yöntemi sever.
Otoritelerin hepsi, karşılarındaki bireyleri tek başlarına değersiz, hatalı, tehlikeli, günahkâr olduklarına ve başlarında güçlü bir kontrol mekanizması olmazsa, felakete sürükleneceklerine inandırırlar.
Kendinden şüphe duyan insan, o yüzden devlete kayıtsız şartsız güvenir ve güçlü olmakla kötü olmak arasındaki ayrımı yapamaz hale gelir.
Mevcut devletten memnun olmadığı durumlarda bile, bir benzerinin daha iyi olamayacağına ikna olur.
O yüzden yıkar, yıkar ve yerine hep bir benzerini kurar.✓
İnsanlar, devletsiz bir toplum hayal edemezler. Lidersiz bir hareket, babasız bir aile, kırbaçsız bir mutluluk düşünemezler.✓
Otoritenin toplumda düzeni sağladığına, dünyayı daha yaşanır kıldığına ve olmadığı takdirde, büyük bir kaosun ortasında bir başına kalacağına kanarlar.✓
Böylece babadan devlete, iktidarların baskıcılığını sorgulamaz, saldırganlığından şüphelenmez, yargılama ve cezalandırma yöntemlerini eleştirmezler.✓
Devlet ya da baba şiddetiyle yüzleşmek bile onları uyandırmaz.✓
Işığı, otorite kısar onlar ışığın kısıldığını zannettiklerini sanırlar.✓
İnsanlar, iktidarların zulmünde bile suçu hep kendilerinde ararlar.✓
İkili ilişkilerden toplumsal ilişkilere kadar irili ufaklı iktidarların çeşitli manipülasyonlarına kolayca kurban giden insan aklı;
Korkularla ve çaresizlikle donatıldığı bireysel hapishanesinden kurtulmak için, ya hırçınlaşıp büyük bir savaşı ölümüne göze alması gerektiğini, ya da her şeyden vazgeçip erkenden kendi mezarına kendi kendine girmesi gerektiğini zannedecek kadar, aklını kaybeder.
Oysa yapması gereken tek şey vardır.
* Oturduğu yerden kalkması...
* Gaz lambasının düğmesini yoklaması...
* Gerçekten kısılmış mı yoksa tamamen açık mı bakması...
Hepsi bu kadar.
*Şiddete başvurmadan, büyük savaşlara girmeden, dünyayı yakıp yıkmadan sadece sorunun merkezine odaklanıp, gerçeği görebileceği hamleyi yaparak kendi kaderini de dünyanın kaderini de değiştirebilecek olan insan...
Her seçim döneminde, kendi iradesiyle seçtiğini zannettiği, ama aslen ona dayatılan korkularının ve özgüvensizliğin rehberliğinde tercih ettiği iktidarların, baskısı ve zulmü karşısında yaşadığı kısırdöngüden çıktığı gün gerçeği görecektir. Bu durum, Direk Kaplumbağası denilen olaya çok benziyor…
DİREK KAPLUMBAĞASI
Doktor, çiftlikte sığırla uğraşırken, eli kapıya sıkışıp kesilen 75 yaşındaki bir çiftçinin elindeki kesiği, dikiyordu. Bu arada yaşlı adamla muhabbete başladı…
Sonunda konu politikacılara ve onların lider olarak rollerine geldi. Yaşlı çiftçi, gördüğüm kadarıyla çoğu politikacı “Direkteki Kaplumbağaya’’ benzer dedi.
Bu terime aşina olmayan doktor, ona “direkteki kaplumbağa” da ne demek, diye sordu.
Yaşlı adam, bir köy yolunda giderken bir çitin üzerinde kaplumbağaya rastlarsanız bu bir “direk kaplumbağasıdır’’ dedi. Çit direkleri ortalama olarak, 90-140 cm. yüksekliğinde olur…
Yaşlı çiftçi, doktorun yüzünde şaşkın bir ifade görünce açıkladı:
“ORAYA, KENDİ BAŞINA ÇIKMADIĞINI BİLİRSİN. KENDİSİ DE ZATEN ORAYA AİT DEĞİLDİR. kendisi de z İŞ YAPMA BCERSİNİN ÇOK ÜSTÜNDE BİR POZİSYONDADIR. VE SEN SADECE, ONU BU POZİSYONA, HANGİ SALAĞIN GETİRDİĞİNİ, MERAK EDİP DURUSUN…!!!
Gerçekten o kaplumbağa oraya nasıl çıktı ?
SON SÖZ: ‘’HALKLAR DELİRMEZ, DEVLETLER DELİRİR…’’
Not:Kitap: Gaslighting: Recognize Manipulative and Emotionally Abusive People – and Break Free
Psychology Today’in aynı isimli makalesinden çevrilmiştir…