Erol Köse 16'ncı kattan atlayarak yaşamına son verdi..

"Nasıl gitti, ahvali ne olacak?" Sorularıyla birlikte gitti..

O'nun ardından çeşitli yorumlar yapıp, haklarını helal etmeyenlere şöyle bir baktım;

Beynim yandı.

"Tam zamanı" diyerek, beynimi yakanlara sesleniyorum;

-Erol Köse'yi sevmezsiniz..

-Anlarım.

"Yanlıydı" dersiniz..

Anlarım.

"Yalakaydı" dersiniz..

-Anlarım.

"Yalancıydı" dersiniz..

-Anlarım.

"Yetersizdi" dersiniz..

-Anlarım.

"Köseydi, köşeydi" dersiniz..

-Anlarım.

"Hakkımızı yedi" dersiniz..

-Anlarım.

"Gözü çok pisti" dersiniz..

-Anlarım.

"İnsafsızdı" dersiniz..

-Anlarım.

"İzansızdı" dersiniz..

Anlarım.

"Vicdan fukarasıydı" dersiniz..

-Anlarım.

"Ebe, O'nu doğurturken yarısını anasının karnında unutmuş" dersiniz..

-Anlarım.

"Hırsızdı" dersiniz..

-Anlarım.

"Arsızdı" dersiniz..

-Anlarım.

"Uzan'lar üzerinden prim yaptı, büyük paralar götürdü" dersiniz..

-Anlarım.

"Ona buna saldırdı" dersiniz..

-Anlarım.

"Herkesi küçük gördü.. Orası burası oynadı.. Durdurulmadı, çok zıpladı" dersiniz..

-Anlarım.

Ancaaaaaaaaaak;

-"Kabrinde rahat uyuyamasın,

ışıksızlıklara gark olsun" demenizi anlamam, anlayamam arkadaş..

-Sizler, kabirlerin de ışık ile uyuyanları gördünüz de bizlerin mi haberi yok arkadaş?

-Söyleyin de bilelim arkadaş..

-Sizler söylemezseniz, yapay zekâya söyletmeye çalışırız arkadaş.

****

Bir mevtanın arkasından konuşmak ne kadar caizdir?

-Bilemem..

Ne denli haktır?

-Bilemem..

Adil midir?

-Bilemem.

Hukuku var mıdır?

-Bilemem.

Bir tek şunu bilirim...

O da;

-Herkesin günü - saati geldiğinde günahıyla, sevabıyla oraya gideceği gerçeği..

O kadar.