1 Mayıs, dünya'nın her yerinde kutlanır..
İşçi Bayramı'dır güya..
İşçiler, kendi bayramlarını doyasıya (!) kutlayacaktır güya..
Hayallere dalacaklar, halaylara duracaklar güya..
-Daldılar mı?
-Hayır.
-Durdular mı?
-Hayır.
-Doydular mı?
-Hayır.
-Sevinebildiler mi?
-Mit elf kere hayır.
Ne yaptılar, yada neyi ne kadar yapamadılar?
Ona yönenelim, oraya bakalım, orada nasıl bir zulme uğradıklarını yazalım..
.......
Onlar, yılda bir kez... Evet evet sadece yılda birkez halaylar çekerek kutlayacakları bayramlarını kutlayamadılar..
-Zehir ettiler..
-Önce işçilerimizi, sonra onlara destek veren emeklilerimizi, en sonrasında da evlatlarımızı acımadan, Allah korkusu hissetmeden
copladılar..
-Hor baktılar..
-Hor gördüler..
-Yerlerde sürüklediler..
-Hırpaladılar..
-Tartakladılar..
-17-18 yaşını doldurmamış, yarınlarımızın teminatı olarak gördüğümüz pırıl pırıl gençlerimizi "kız - erkek demeden ters kelepçe vurarak" nezaretlere tıktılar.
-En kahredici, en yıkıcı, en yakıcı, en ufaltıcı, en utanç verici gerçek ise;
-Bunu onlara "polis eliyle" yaptıran efendilerin (!) GAYB yönünde GAYB olmaları, zeytin yağı misali su yüzüne çıkmaları.
.......
Tamda bu noktada Türk Polisi'ne sorma gereği hissediyor insan;
-Acımadan, vurduğunuz, kanlarını akıttığınız, ters kepçeyle TUTSAK ettiğiniz insanlar ananız, babanız, halanız, dayınız, kardeşiniz, amcanız olsa idi, bunu yaparmıydınız?
-Gayeniz nedir?
-Neyin peşindesiniz?
-Tek amaçları, bayramlarını kutlamak olan "canları" darp ederken, hicap duymuyor, utanmıyor, Allah'tan korkmuyormusunuz?
DAHA'sını söyleyeyim;
-Evinizdeki aynaya baktığınızda yüzünüzün hangi şekle dönüştüğüne dikkat kesiliyormusunuz?
-Başınızı yastığa koyduğunuz da, gerçekten rahat uyuyormusunuz?
.......
-Herkesin polisiymişşşşşş..
-Anlayışmışşşşş..
-Dengeymişşşşş..
-Kimse maval okumasın;
"ESKİDENDİ O."