Bu güzel ülkede burnumuzun dibinde olan elmanın "hükmü fiyatı" 2 bin kilometre ötelerden gelen muzdan çok daha kadir, çok daha kerim, çok daha kerem, çok daha, çok daha mukaddir, çok daha mukadder.
Elma, 130 lirayı aşmış, CISSSSSSS diye bağırıyor..
Muz, "korkmadan al" diyor.
Elma, küfreder gibi bakıyor..
Muz, yara sarıyor.
Elma, cep yapmakla kalmıyor, adamın iflahını söküyor..
Muz, gönüller alıyor.
Durum, duruş, anlayış, ahlak adap aynen bu.
-Gel de üzülme.
-Gel de yanma.
-Gel de kahrolma.
-Gel de utanma.
Muhataplara sormak isterim;
-Başta "hıyar diye bildiğimiz" salatalık olmak üzere olması gereken yerde olmayıp, olmaması gereken yerler de gezinen "yakut ve elmas tozuna batırılmış (!)" bazı meyvelerin fiyat bakımından zam şampiyonluk ipini "uzak ara" göğüslemesi neden görülmez?
-Kendilerini herkesten daha tilki sanan AVM, marketler, pazarlar, manavlar neden denetlenmez?
Bu tilkilerin, bu doymazların, bu aç gözlüklerin, bu hayasızların ve bu utanmazların yerleri, adresleri çok belliyken, "adam gibi" bir denetim neden uygulanmaz?
Neden, neden, neden?
Altını önemle çizerek belirtmek isterim;
-Bu ucube şartlarda anlaşılır şartları ŞART kılmadık ça, kılamadık ça;
"Vücudumuzda tek KIL'ın kalmayacağı kesindir kesin."
Herşey zamlanıyor muş..
Ortalık berbat mış.
Böyle gitmez miş.
Kul hakkı yeniyor muş..
İnsaf neredey miş?
Canımız burnumuzday mış..
Tamam da kardeşim;
-Kimin umurunda?
-Kim bakıyor?
-Kim takıyor?
-Kim görüyor?
-Kim biliyor?
-Ve kim ipliyor?
Adamlar (!) "Yaptık bitti" diyor, arkalarına dahi bakmıyor..
Sebebi ne mi?
Sebebi, sebep olmaktan çıkarmak istemeyip, tam tersini yapanlar ziyadesiyle çok da; "O yüzden.
Unutulmaya ki;
-Hesapsız, kitapsız, insafsız, izansız, izahsız bir ÇARK var orta yerde..
Dönen; "Bizleriz..
Döndüren; "Onlar."
Suçlu kim, ya da kimler? derseniz...
Onu da söyleyeyim;
"Bizleri BİZ olmaktan çıkarıp, rüzgar gülüne döndüren Allah'tan korkmaz, kuldan utanmaz güruh."
Bu kadar mı?
-Evet bu kadar.
Vallaha mı?
-Hem vallaha, hem billaha, hem tillaha.
-NOKTA mı?
-Bir milyon bin kez NOKTA.