Nasıl allak bullak olduk böyle?
Birden her şey, anlamını yitirdi.
Şıppadanak doğrular yanlış, yanlışlar doğru oldu.
İnsanlığa bir at sineği musallat oldu ki, istediğin kadar kaç.
Ensende hep.
Eşe dosta sarılamaz, elimizi onlara uzatamaz olduk.
Hele biz 65 yaş üstü, ne hale geldik?
Kendi elini kendi yüzüne süremiyorsun.
Yapılan planlar, kurulan hayaller, uçtu gitti avucumuzdan.
Olması imkansız işler oldu; iki ay önce anlatsalar inanmazdın.
Havadaki bütün uçaklar, güvercin uçuranların sopalarının ucundaki renkli mendilleri görmüş gibi, hep yere indiler.
Turizmimizin göz bebeği oteller kapandı.
En büyük turizm fuarı, hastaneye çevrildi.
Maçlar iptal edildi; Savaş (Çokduygulu) “Demirsporsuz hayatın ne tadı var?” deyip futbol sevmeyenleri çıldırttı “şu günde de Demispor mu düşünülür” diye.
Birkaç insanın bir arada olduğu her şeye kısıtlama geldi.
Otobüste sarılarak tutunduğun direğe, evdeki kapıların kollarına düşman gibi bakıyorsun şimdi.
“Aman herkesin dokunduğu hiçbir şeye dokunma” diyorlar.
Okullar kapandı, trenler durdu, yollar boşaldı.
Petrol yeni yetmelerin görmediği kadar ucuzladı.
Müslümanların “ibadet yönü” Kabe kapandı, Kabe.
Kimin gücü yeterdi buna?..
Suudi kapatsa 3. Dünya Savaşı çıkardı.
Toplantılar, organizasyonlar, fuarlar, düğünler, her türlü kutlamalar iptal oldu.
“Her şey vatan için” dediğimiz ‘silahlı asker uğurlamalar’ bile yapılmaz oldu.
Toplantılar, organizasyonlar, fuarlar, düğünler, kutlamalar toptan iptal.
Benim; can dostum, Prof.Dr. Ahmet Hilmi Yücel’in cenazesine gidemediğim gibi;
Ölsen cenazene gelecek insan bulamazsın.
Bir ay önce Çinli görsek, yolumuzu değiştiriyorduk, şimdi Avrupalı görünce değiştiriyoruz yolumuzu.
“Turist rekorları kıracağız, pazarları artıralım” derken, uçuşları durdurduk, Türkiye’ye turist gelmesin diye.
Akşam çıkarttığın kıyafetin bile düşman gibi.
Hemen çamaşır makinesine atıyor, neredeyse “kaynar” da yıkıyoruz.
Babanın elini öperken düşünüyorsun.
Yeni dostların var artık, sabun, su ve yalnızlık.
Dini, dili, ırkı, memleketi fark etmiyor; ilk defa dost düşman aynı gemide süratle bir bilinmeze doğru gidiyoruz.
Bu insana “Şu kısa Dünya’da düşmanlığa ne gerek var?” diye düşündürüyor ama; merak etmeyin.
Son alışveriş koşuşturmaları da bitince; birkaç güne, hayata eski camdan bakarız artık.
Tehlike geçer geçmez, Dünya yeniden eski haline döner.
***
Ankara’dan Eczacı dostum Muammer Karayazı yollamış:
Yazıya “dip not” olarak eklemeden geçemeyeceğim.
“Çocukların öldüğü savaşları çıkaranları, çocukları öldürmeyen bir virüs yerle bir etti”