Karataşlıyım, yaklaşık 40 yıldır Yüreğir de ikamet ediyorum.

Gazeteci olduğumdan mıdır bilemiyorum, bu şirin ilçenin eniğini, cücüğünü adımı bildiğim gibi bi-li-rim.

......

Nice başkanlar geldi geçti Yüreğir'den.

Ellerinden geleni yapmanın gayretinde oldular.

"Kimdi onlar?" deseler, inanın isimlerini sayamam.

Gönüllere dokunan, kimseyi kimseden ayırmayan, Hakkaniyet Terazisi'ni "Hak adına" tartan, Yüreğir halkını "kim olursan ol yine de GEL" diyerek, onları Mevlana düsturu ile kucaklayan kişinin adını "asla unutmam, katta unutturmam."

O kişinin adı: Fatih,

Soyadı: Kocaispir'dir.

Başkanlık dönemi boyunca Yüreğir de beklenen, arzu edilen, alkışlanan işler başaran Kocaispir için,

"Keşke birkaç dönem daha başkanlık yapsaydı" diye düşünen onbinlerin içinde bende varım.

Bunu istememin nedeni de, "Fatih başkanın geldiği yeri unutmaması, siyasi davranmaması, makam ve gönül kapılarını halkına her daim açık tutması, samimi olması, yapacağım dediğinde de fazlasıyla yapmış olmasıdır."

Bu satırları neden yazma gereği duyduğuma gelince...

O'nu belirterek NOKTA koyayım.

-Siyaseti hiç sevmeyen övücü yazılar yazarken çok zorlanan biri olarak, Fatih Kocaispir gibi özü-sözü bir olan isimleri çoğaltmak, onlara sahip çıkmak için yazdım bu satırları.

Gerçeği kabullenmemek için güneş görmemiş yalanlara sığınan, zennube misali kıvıran bazı hırbolar, gerçeği görsün, bilsin, unutmasın diye yazdım bu satırları.

Sezar'ın hakkını Sezar'a teslim etmek için yazdım bu satırları..

Bu memlekette çok zor bulduğumuz değerleri çok çabuk kaybettiğimizi unutmamak, unutturmamak için yazdım bu satırları..

Ve ve ve;

-Silkinip kendimize gelmek, ne yapacağımızı bilmek, adam gibi bakmak, adam gibi görmek, adam gibi davranmak, gereğini adam gibi yapmak, gerçekleri duymayanlara duyurmak, veladallin amin'in ne manaya geldiğini kavramak istemeyen güruha "kavratmak için" yazdım bu satırları.!