Bir önceki yazımızda; bizim bildiğimiz Türkiye'nin, dış ülkeler ve komşularımız tarafından nasıl göründüğünü,
Fransa'nın ünlü "Le Monde gazetesi"nin muhabiri Guillaume Perrier'in
analizinden alıntılarla anlatmaya çalışmış ve Türkiye'de yaşayan 2 farklı grubun kesitlerinden söz etmiş ve;
"Dış Dünya ile iş yapan, dışarıdan borçlanan büyük burjuvazi;
Türkiye'nin ancak demokrasiyle normalleşebileceğine inanan entellektüel kesim, devletin yapısının değişmesi ve Dünyayla bütünleşmesi gerektiğini düşünen bir grup bürokrat, birinci grubun destekçileri" demiştim.
Devam edelim;
***
Yargı, ordu, bürokratların önemli bir kısmı, ikinci grubun arkasında.
Ve bu ikinci grup, siyasetle, demokrasiyle iktidarı elinde tutmanın olası olmadığını kavradığından, şimdi siyaset ve demokrasi dışında bir çözümün peşinde.
Cumhurbaşkanı seçimi; kavganın keskinliği ve iki tarafın niyetlerini açıkça ortaya koydu.
Ordu destekli ikinci grup artık seçim de istemiyor.
Ve darbe söylentileri gittikçe artıyor.
Cuntalardan söz ediliyor.
Peki darbe olursa ne olur?
Yaşam tarzı Batı'ya daha yakın olan ikinci grup, orduyla birlikte iktidara gelir ve Batı'nın desteğini kaybeder.
Avrupa buna kesinlikle karşı çıkar.
Amerika her zamanki pragmatizmiyle, Kuzey Irak ve Ortadoğu politikalarını desteklemesi karşılığında darbeyi kabullenebilir aslında.
Ama Amerika'nın önünde de ciddi bir engel var.
"Demokrasi getireceğim diye Irak'ı işgal eden bir ülke, Dünya'ya ve kendi kamuoyuna, Türkiye'deki darbeyi niye desteklediğini açıklayamaz.
Ve Irak faciasından sonra ikinci bir "zorlamayı" gerçekleştirecek gücü yok.
İstese de istemese de, darbeye karşı çıkacak.
Silahını ve parasını Batı'dan alan bir ordu ve ülke, Batı'dan koptuğunda ne yapacak?
Sanırım uzun zamandır bunu düşünüyorlar ve korkarım yanıtını da buldular.
Türkiye'de darbe olursa Dünya; tarihte bu güne kadar hiç gerçekleşmemiş, yeni bir durumla karşılaşacak.
Türkiye olası bir darbeden sonra, Rusya ve İran'la ortaklık kurmak isteyecek.
Silahı, enerjiyi ve parayı bu iki ülkeden alacak.
Rusya ile İran'ın elindeki, doğalgaz, petrol ve nükleer güç, Türkiye'yi ayakta tutmaya yeter.
Ama, Rusya-Türkiye-İran bloku Dünya'nın bütün dengelerini değiştirir.
Ortadoğu'nun bütün kontrolünü tümüyle ele geçirir.
Avrupa'yı küçük kıtasına hapseder.
Kafkaslar'ı, Afganistan'ı Pakistan'ı kendi gücüne katar.
Müslüman Dünya ile yakın bir ilişki kurar.
Petrol kaynaklarına egemen olur.
Çin'le işbirliği yapabilir.
Bu gelişme, Avrupa, Amerika ve biraz da Japonya'dan oluşan "Batı"nın Dünya'daki etkinliğini inanılmaz bir biçimde azaltır.
Yeni blok asker, enerji ve asker açısından çok güçlenir.
Böylece Türkiye'deki çatlama, Dünya'da da büyük bir çatlamaya yol açar.
Eğer 3'cü Dünya Savaşı çıkacaksa, sanırım bu çatlamadan çıkar.
"Asla böyle bir şey olmaz" diyebilirsiniz.
Niye olmayacağına dair elinizde çok kuvvetli veriler varsa söyleyin.
Ama ya olursa?
Ki ,bana çok mümkün geliyor.
O zaman ne yapacaksınız?
Bu gün Türkiye'de kamplaşan ve bölünen insanların da.
Türkiye'yi Avrupa'nın dışına itmeye çalışan, eski bir imparatorluk olmanın bir yanıyla, çok görkemli bir yanıyla, çok zayıf mirasına sahip olan bir ülkeye küstahça davranan, işbirliği yerine "Baş Öğretmenlik" yapmaya kalkan Avrupa'nın da...
Türkiye politikasında ikili oynayıp kurnazlık ettiğini sanan Amerika'nın da; bu senaryoyu bir düşünmesini isterim doğrusu.
Türkiye'de yaklaştığı görülen kanlı bir çatışmanın, bütün Dünya'yı yakması, sandığınız kadar uzak bir ihtimal değil.