“En zeki veya en güçlüler değil, değişime en iyi şekilde ayak uydurabilenler hayatta kalır” Charles DARWİN

Şöyle bir bakın etrafınıza ne kadar çok değişim var değil mi? Oturduğunuz apartmandan, mahalleden ilçeden veya ilden…

Bundan 6 ay öncesine kadar Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın Oya Tekin’in veya Kadir Aydar’ın operasyonla gözaltına alınacağını, Silivri’ye tıkılacağını kim söyleyebilirdi.

Büyükşehir’de 79, Seyhan da ise 45 meclis üyesinden sadece biri olan çok sayıda meclis üyesi gibi rutin bir çalışma sergileyen Güngör Geçer’in Büyükşehir, Hasibe Akkan’ın ise, Seyhan Belediye Başkan Vekili olacağını kim söyleyebilirdi

Değişim…

Seyhan değişiyor, Adana değişiyor, ülke değişiyor… Yeni yüzler, yeni söylemler çıkıyor karşımıza.

Her geçen gün kent ve ülke siyasetine yeni yüzlerle birlikte yeni söylemlerde katılıyor, geçim derdinde olan halk, bir yandan kimin doğru kimin yanlış söylediğini analizini yaparken, sihirli bir değneğin dokunuşuyla bambaşka gündemler oluşuyor…

Durun neler oluyor, hayırdır… Demeye kalmadan ‘Değişimin’ yeni yüzleri eskiyor, yine yeni yüzler geliyor…

Ve iyi niyet!

Bu dünyadaki en ağır yük bana göre “iyi niyet ve iyiliktir” çünkü karşılığı hep ihanet ve nankörlükle ödenir.

Asil Türk Milletinin, en büyük handikabıdır, iyi niyet ve merhamet.. Türk Milleti var olduğu sürece savaş meydanında olsun, siyaset arenasında hep merhametinden ve kendi içinde beslediğinin ihanetinden kaybetmiştir. Geçmişte bunun sayısız örnekleri vardır. Günümüz de mevcuttur. Candaş, kandaş, yandaş gibi TV kanallarında, trol olarak tabir edilen beslemelerin sosyal medya alanlarında paylaşımlarında da bunu görüyoruz.

Ben ve benim gibi düşünen sayıları milyonu bulan TÜRK evladı gerek Adana’da gerekse ülkemizdeki gelişmeleri çok ama çok yakından takip ediyor. Biliyoruz, kimin kim olduğunu, biliyoruz kimin, kimlerin dümen suyuna su taşıdığını. Ve yine biliyoruz ki bu haset yuvalarının emellerine asla ulaşamayacaklarını.

***

Yazacak çok şey var, söylenecek çok söz;

Ne demiş Şair;

Yağmur yağmazsa kim bilebilir bulutun yükünü

Kendi gerçeğini kendi sesiyle ışıtır insan,

Başkasının evinde yanan ışıktan ancak bize gölge düşer

İnsan konuştukça tanır kendini, tanıdıkça sever

Kendini sevmeyen kendine sahip çıkamaz

Çünkü insan kendi gerçeğine sahip çıktığında güçlüdür