Çukurova Belediyesi'nde işler iyi gitmiyor.

Daha doğrusu, gidemiyor.

Daha da doğrusu, süreç beklenen, umulan, arzulanan türden değil.

Biline ki;

"Çukurova, ne Seyhan'a benzer ne Yüreğir'e."

Çok başka, çok farklı.

Seyhan ve Yüreğir'e ne yapsanız, hangi projeleri hayata geçirseniz boş.

-Çünkü nafile'dir.

-Çünkü görünmüyor,

-Çünkü kayboluyor,

-Çünkü GÜME gidiyor.

Çukurova öyle değil.

Bu ilçede taş üstüne taş koysanız, gün yüzüne çıkar, takdir görür, alkış alır, vatandaş "helal olsun" der.

Çukurova'yı çok iyi bilen, geçmişte yapılanları gören biri olarak, şu gerçeği belirtmek isterim ki;

"O zenginlik Çukurova'da bugün için maalesef yok."

-Olur mu?

-Umutsuzum.

"Bunda başkanın içine dönük, basından kopuk olmasının nedeni var mı?" derseniz;

"Var oğlu var" derim.

........

Belediyelerde kalıcı yatırımları, kalıcılığı olmayan yatırımlardan ayırmak gerekir.

Nedir bunlar?

-Belediye binası yapmak.

-Kreşler açmak,

-Kent lokantalarını

hizmete sokmak.

-Emekli evlerini bugünkü durumdan kurtarıp, daha büyük, daha düzenli, daha kullanışlı, daha ferah hale getirmek.

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Vatandaş, sözünü ettiğim yatırımları asla unutmaz, bu güzel ve özel yatırımlar göz önünde durur, nesilden nesile ulaşır.

.........

Her fırsatta söylerim;

"Belediyecilik, çöp toplamak, ilçeyi birilerinin afişleriyle donatmak, konteynerleri yenilemek, çöp bidonlarının, çöp arabalarının her bir yanını reklamınızla süslemek değildir."

Bölgenin en güzel, en başka, en farklı, en yakışıklı, en fiyakalı ilçesi Çukurova'da bunlar ziyadesiyle olur.

Neden mi?

-İlçeye, "fırıncı küreği" dikseniz, dört bir yandan rahatça görünür de onun için.

-Anlayış zengin de onun için.

-Zemin buna çok müsait te onun için.

-Yeter ki istesin ve yeter ki o "kararlı adım" atılsın.

-Haksızsam "haksızsın" deyin, hindi gibi susup, pı-sa-yım.