Çapsız, arsız, gamsız, omurgasız, ahlaksız ve hayasız biri hariç, Canbolat Sülalesi çok büyük, çok erdemli, çok onurlu, çok gururlu, çok özel, çok güzel, birbirine çok bağlı, çok saygılı ve çok tutkulu bireylerden oluşuyor..
Ben bu ailenin bireyi olmaktan her zaman için gurur ve onur duymuşumdur.
Evet... Kısa zamanda çok değerli canlarımızı kaybettik..
Ard arda geldi ACI..
Bu acılar sonrasında daha da sıkı sarıldık, daha da sarmaladık, daha da sahiplendik birbirimizi..
Kanında "kahpelik virüsü" taşıyan noter tasdikli bir müptezelin bırakın adam olmayı, insan olmadığını gördük, tek fire dahi vermeden "çektir git" dedik ve SON NOKTA'yı koyduk.
......
Dedim ya, kısa zamanda kaybettik canlarımızı..
Birer birer gittiler..
Ailemizin çok önemli değeri Perihan Canbolat gitti en son..
Çok cefalar çekti,
Çok ezalar gördü,
Çileli günlere muhatap edildi..
Bunların hiç birini hak etmedin sen Perihan abla..
Güzellikler içinde yaşaman gerekirken, sorumsuz, hayasız, çapsız, onursuz, omurgasız bir müptezel yüzünden zehir edildi yaşam sana..
Çektiklerini hep içine attın, orada hapssettin, kimselerle paylaşmadın, "geçer" dedin..
Geçmedi be abla..
Bitmedi be abla..
Gitmedi be abla..
Sen gittin.. Ama biz, dün olduğu gibi, yarın ve yarınlarda birbirimizi daha da çok seveceğiz be abla.
......
Devran dönüyor..
Eyvallah.
Peşpeşe gelen acılara gark oluyoruz..
Eyvallah.
Sarsılıyoruz..
Eyvallah.
Yokluklarına alışmak kolay değil..
Eyvallah.
Hepsi başımın tacı..
Fakaaaaat...
Bizi içimizden vuran hayasıza, kansıza, haysiyetsize, yakınlaşmak, merhabalaşmak, bunu düşünmek, buna yürümek, adını anmak, onunla aynı safta durmak ve, ve, ve onu affetmek;
-Benim kitabımda yazmaz, ya-za-maz..
Akıllara kazansın diye hatırlatayım;
"Yazanı tanımam,
Yazdıranı affetmem ve iplemem."