Bu yazı başlığını bir realite üzerine attığımı söylersem abartı olmaz diye düşünüyorum. Çok detaylı araştırma yapmadan söylüyorum bunu. Muhtemelen Türkiye’nin en fazla festivale ev sahipliği yapan kentlerinden biriyiz.

Adana Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nden Portakal Çiçeği Karnavalına, Uluslararası Sabancı Tiyatro Festivali’nden yine ünü uluslararası alana kadar ulaşan Lezzet Festivali’ne… dolayısıyla festivaller şehri Adana algısı kamuoyunda çokça dillendirilmeye başlandı. Zaman zaman ülkemizin tatil bölgelerine yaptığım gezilerde yeni tanıştığımız insanlara Adanalı olduğumu söylediğimde bana portakal çiçeği veya altın koza hakkında soru soran ve bilgi almaya çalışan insanları tanımak ve bu duruma tanıklık etmek gerçekten de yaşadığımız kentimizle gurur duymamıza sebep oluyor. Adana Valimiz Sayın Yavuz Selim Köşger’le geçtiğimiz günlerde yaptığımız bir kahvaltı sohbetinde kendisine “ Sayın Valim Adana’yı üçüncü sayfa haberlerinden çıkarabilecek miyiz?” Tadındaki bir soruya vali bey “Yakında Adana hep birinci sayfada olacak, bunun için çalışıyoruz” dedi. Sayın Valimin bu sözleri bizleri mutlu etti elbette. Uzun yıllardır yapılan Uluslararası tiyatro festivalinde 27.000 adet tiyatro biletinin 2 saat içinde tükenmesinin ülkedeki ana haber bültenlerine düşmesinin Vali beyin söylemlerini karşılayacak düzeyde olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak kentteki festivallerin kentin entelektüel altyapısına pozitif katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Bu kentte pozitif katkı koyan her akla selam olsun.