Israrla "Kanal İstanbul ile ilgili bilgi ve görüşlerimi" isteyen bazı okurlarım var.
Sizlerin isteği benim için emirdir.
Bu hususta görüş bildirmekten ziyade, daha önce de yaptığım gibi siz değerli okurlarıma, bu kanal macerasının geçmişten günümüze hikayesini anlatmakla yetineceğim.
Ötesi beni aşar.
***
Kanal İstanbul; İstanbul’da yapılması düşünülen bir "su yolu" projesidir.
2011 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "çılgın proje"si olarak basına yansımış; ancak projenin adı, içeriği ve yeri uzun süre gizli tutulmuştur. 27 Nisan 2011 tarihinde Sütlüce'de bulunan Haliç Kongre Merkezi'nde yapılan basın toplantısıyla projeye ilişkin temel bilgiler açıklanmıştı.
İstanbul Boğazı’na alternatif su yolu projesinin tarihi, Roma İmparatorluğuna kadar gider.
Bitinya valisi Plinius ile imparator Trajanar asındaki yazışmalarda Sakarya Nehir Taşımacılığı Projesinden ilk defa bahsedilmiştir.
Karadeniz ve Marmara’nın' yapay bir boğazla birbirine bağlama fikri 16. yüzyıldan bu yana 6 kez gündeme gelmiştir.
1500'lü yılların ortalarında Osmanlı Devleti'nin hayata geçirmeyi planladığı 3 büyük projeden biri, Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü’nü Karadeniz ve Marmara'ya bağlamaktı.
1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde gündeme geldi.
Dönemin iki büyük mimarı, Mimar Sinan ve Nicola Parisi hazırlıklara başlanmasına rağmen, savaşlardan dolayı bu projenin hayata geçmesi iptal edilmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakan iken de gündeme getirdiği bu çılgın Proje, konuya ilgi duyanları ikiye bölmüştü.
Destekleyenler “Çılgın ve dev proje” diye övünçle söz ederken, karşı düşünceler “Bu proje emperyalistlerin Trakya’yı Türkiye’den koparma projesidir..Trakya’nın altı petrol ve doğalgaz kaynıyor..Yap, İşlet, Devret modeli ile İstanbul Kanal Projesini alacak firma, tüm Trakya’ya hakim olacak. Herkes topraklarını satacak..Trakya’nın Asya ile bağlantısını kesecekler. Çünkü kanal ile Avrupa yakası ayrılmış olacak” diye feryatlar ettiler.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası, İstanbul'un deprem ve ulaşım gibi en önemli sorunlarını çözmesini beklediği bu projenin, bunların aksine başka sıkıntılara da yol açacak bir proje olacağını savundu.
İstanbul`un artık tehdit altında olan doğal ve çevresel değerlerini kaybetmesine yol açacak bir proje olacağını belirttiler.
Haliç'in temizlenmesinde görev almış Hacettepe Öğretim Üyesi Cemal Saydam, Kanal İstanbul projesinin Marmara Denizi'nde ekolojik felakete neden olacağını söyledi.
Hatta, Haziran 2014'te Cemal Saydam ve 4 arkadaşı, Çılgın Proje Kanal İstanbul adında bir kitap yayınladı.
Bir süre bu konuda ses çıkmadı.
Sonra; R.Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu.
Yine bir süre ses çıkmadı.
Ama görülüyor ki, Erdoğan o “çılgın proje”den vaz geçmemiş.
Konumunun da çok güçlü olduğu şu günlerde “Kanal İstanbul projesini hayata geçireceğim” diyor.
Ön çalışmalar başladı.
Muhaliflerinden de bu konuda çok ciddi itirazlar gelmiyor.
Yoksa geliyor da, biz mi yeterli görmüyoruz acaba?
Yakında bu konuda daha geniş bilgiler alırız…
“Kanal İstanbul” şahsen beni heyecanlandırıyor.
Yapılacak mı, yoksa tarihin derinliklerine gömülecek mi?
Merakla bekliyorum.