Taşına toprağına, kurduna, kuşuna kurban olduğum Karataş'ım.. Vefakâr cefakâr fedakâr Karataşlım her şeyin en güzelini, en özelini fazlasıyla hak ediyor.. Uzun yıllar "tepe noktalarda" koltuk işgal etmekten öte bir işe yaramayan "sözde yöneticiler" yüzünden Karataş, Karataşlı çok şeyler kaybetti..
PAS geçildi,
Horlandı,
Hakir görüldü,
Karataş'a, Karataşlılara; "Olsalar da olur, olmazsalar da olur" gözü ile bakan köftehorlar oldu..
Zaman geçti, devran döndü.. Kimlerin "olsa da olur, olmazsa da olur adamlar (!)" olduğunu gördük.
........
Toprağımın güzel insanları.. Sevgili Karataşlılar.. Şu gerçeği bilelim ki;
"Bize BİZDEN başka DOST olmadı, olmayacak.. Bu gerçeği asla unutmayalım, birbirimizi sevelim, sayalım, birbirimize her zamankinden daha da çok sarılalım, dosta düşmana ÖRNEK olalım." Bunu yapmak, bu yolu denemek, bu yolda "adam gibi" ilerlemek bizler için zor değildir.. Kolaydır, çok kolaydır..
Karataş eski Karataş değil artık.. İçimizden çıkan "değerleri" yazmaya kalksam, sayfalar dolusu yer tutar.. Hepsi, canı kadar sevdiği, mezarının olacağı Karataş için her şeylerini, ama her şeylerini FEDA etmeye hazır..
Bu "onurlu anlayış" para ile satın alınmaz, a-lı-na-maz..
Sevgili halkım;
-Bu uğurda kendimiz ve ilçemiz için yapacağımız iş, "fire vermeden" TEK SES, TEK NEFES olmayı bilmek ve başarmaktır.. "Karataşlıyım" diyen kim varsa, "Ben buradayım, görev almaya hazırım" demelidir..
Eski başkanlar, kanaat önderleri, memleketin önde gelenleri ile yuvarlak masa etrafında toplanıp,, Karataş'ımızın "müreffeh yarınlarını" konuşmalıyız..
Kısır çekişmeler, ucuz düşünceler yüzünden bunu yapamadık..
GEÇ değil.. Yaparız, yapmalıyız..
Yeter ki isteyelim, yeter ki arzu edelim.. Gelin bunu başaralım ve gelin, "Karataş'ın "ayağa kalkış türküsünü" yedi düvele ezberletelim.
NE DERSİNİZ?