5ocakgazetesi.com
Oyuncu Serhat Kılıç’ın ölümü, yalnızca sanat dünyasını değil, Türkiye’de set çalışanlarının çalışma koşullarını ve oyuncuların sağlık sorunları karşısındaki iş güvencesini de yeniden gündeme taşıdı. Kılıç’ın ölümünden kısa süre önce boyun fıtığı nedeniyle şiddetli ağrılar yaşadığını söylemesi ve aynı gün setten çıkarıldığını ifade etmesi, “Bir oyuncu hastalandığında ne kadar kolay gözden çıkarılabiliyor?” sorusunu beraberinde getirdi.
Oyuncu Serhat Kılıç’ın 5 Eylül’de İstanbul Kağıthane’deki evinde hayatını kaybetmesi, sinema ve televizyon dünyasında büyük üzüntü yarattı. Ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, Kılıç’ın yaşamının son günlerine ilişkin ortaya çıkan bilgiler ise başka bir tartışmanın kapısını araladı.
Kılıç’ın kız arkadaşı Özlem Esmergül’ün emniyette verdiği ifadeye göre oyuncu, 3 Eylül günü boyun fıtığı nedeniyle şiddetli ağrılar yaşadığını, ilaç kullanmasına rağmen ağrılarının devam ettiğini söyledi. Esmergül, aynı gün Kılıç’ın kendisini arayarak “setten atıldığını” söylediğini aktardı.
Öte yandan Kılıç’ın yeni sezonunda yer alacağı Teşkilat dizisinden sağlık sorunu nedeniyle ayrıldığı daha önce basına yansımıştı. Sağlık kontrollerinde boyun fıtığı tespit edildiği ve doktorunun aksiyon sahnelerinde yer almasını uygun görmediği, yaklaşık üç haftalık fizik tedavi sürecinin planlandığı aktarılmıştı.
Setin görünmeyen yüzü
Televizyon ekranında birkaç oyuncunun adı öne çıkıyor. Afişlerde başroller var, tanıtımlarda yıldız isimler bulunuyor, reyting tartışmaları çoğunlukla başrol oyuncuları üzerinden yapılıyor. Ancak bir dizinin ortaya çıkabilmesi için kameranın önünde ve arkasında yüzlerce insan çalışıyor.
Oyuncular, yardımcı oyuncular, figüranlar, yönetmen yardımcıları, kamera ekipleri, ışıkçılar, sanat ekibi, kostüm çalışanları, makyaj ekipleri, set işçileri ve daha pek çok çalışan... Ekranda birkaç saatlik bir hikâye görebilmek için uzun çalışma saatleri, yoğun tempolar ve fiziksel emek gerekiyor.
Bu düzen içerisinde sağlık sorunu yaşayan bir çalışanın ne kadar süre korunabildiği ise sektörün en az konuşulan meselelerinden biri.
“Hastalandığında yerine başkası gelir” düzeni
Set sektörünün en büyük sorunlarından biri, çalışanların kolayca ikame edilebildiği düşüncesi. Özellikle yıldız oyuncular dışındaki isimler açısından bu durum daha görünür hale geliyor. Bir oyuncu hastalandığında yapımın takvimi aksıyor. Çekim programı değişiyor. Yapım maliyetleri yükseliyor. Senaryo yeniden düzenleniyor.
Bütün bunların sonucunda ise bazen insanın sağlığı, prodüksiyon takviminin gerisinde kalabiliyor. Oysa oyunculuk da diğer meslekler gibi bir emek alanı. Bir oyuncunun bedeni, aynı zamanda yaptığı işin aracıdır. Sesini, bedenini, yüzünü ve fiziksel performansını kullanarak çalışan bir insanın sağlık problemi yaşaması, onun mesleki değerinin ortadan kalkması anlamına gelmemeli.
Sadece yıldızlar mı değerli?
Türkiye’de dizi ve sinema sektörünün önemli bir bölümü yıldız oyuncular üzerinden şekilleniyor. Bir oyuncunun ismi ne kadar büyükse yapımın tanıtımında o kadar fazla yer buluyor. İzleyicinin ilgisi çoğu zaman karakterden önce oyuncunun ismine yöneliyor.
Bu sistemin doğal sonucu ise daha az tanınan oyuncuların ve set çalışanlarının görünmezleşmesi. Oysa bir dizinin başarısı yalnızca başrol oyuncusunun performansından oluşmuyor. Başrol oyuncusunun arkasında onlarca, hatta yüzlerce kişinin emeği bulunuyor.
Bu nedenle sektörde “yerine bir başkası bulunur” anlayışının normalleşmesi, yalnızca oyuncular açısından değil, bütün set çalışanları açısından sorgulanması gereken bir mesele.
Serhat Kılıç’ın ardından geriye kalan soru
Elbette hiçbir yapım şirketinin çalışma koşullarını veya sözleşme ilişkilerini görmezden gelerek üretim yapması beklenemez. Ancak bir çalışanın sağlık problemi yaşaması ile çalışanın değersiz hale gelmesi arasında doğrudan bir bağ kurulması da kabul edilemez.
Serhat Kılıç’ın ölümünün nedeni henüz kesinleşmiş değil. Bu nedenle ölümünü set koşullarına, yaşadığı sağlık sorunlarına veya diziden ayrılmasına bağlamak için şu aşamada herhangi bir kesinlik bulunmuyor. Soruşturma devam ediyor.
Ancak Kılıç’ın son günlerine ilişkin ortaya çıkan bilgiler, sektörün yıllardır konuşulan başka bir problemini yeniden görünür hale getirdi.





