“Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üzerine ver” der büyüklerimiz. Bu söz, işini layıkıyla yapan, emeğinin hakkını veren insanlar için söylenmiştir. Bugün ben de bu sözü sonuna kadar hak eden bir hekimden bahsetmek istiyorum.
Elbette bütün hekimlerimiz saygıyı, övgüyü ve teşekkürü hak ediyor. Sağlığımızı, canımızı hiç düşünmeden onlara emanet ediyoruz. Geceyi gündüze katan, bayram demeden, tatil bilmeden çalışan tüm doktorlarımızın emeği çok kıymetli. Ancak bazı insanlar vardır ki mesleklerini sadece yapmakla kalmaz, ona vicdanını, merhametini ve yüreğini de katar. İşte bugünkü yazım tam da böyle bir hekim için.
Çukurova Devlet Hastanesi Ortopedi doktorlarından Sefa Kılınç…
Ortopediyle ilgili herhangi bir konu açıldığında, bir ortamda ismi mutlaka öne çıkıyor. “Şu doktora git”, “Sefa Hoca’ya görün”, “O işini iyi bilir” cümleleri kulaktan kulağa dolaşıyor. Bu tür övgüler kolay kazanılmaz; halkın gönlünde yer edinmek, diplomadan daha büyük bir başarıdır.
Ben bunu birebir yaşadım. Bir yakınım Sefa Kılınç tarafından ameliyat edildi. Hastanede kaldığımız süre boyunca yanında ben de bulundum. Açık söylemek gerekirse, gördüklerim beni fazlasıyla etkiledi. Çünkü ortada sadece başarılı bir cerrah değil, aynı zamanda çok iyi bir insan vardı.
Sefa Hoca hastalarıyla tek tek, büyük bir sabırla ilgileniyor. Sorduğunuz her soruya gözünüzün içine bakarak cevap veriyor. Sadece hastaya değil, yanında bekleyen yakınına bile “Nasılsınız?” diye hal hatır soruyor. Bu küçük gibi görünen ama aslında çok büyük olan davranışlar, hastaya da yakınına da moral oluyor. İnsan kendini yalnız hissetmiyor, güvende hissediyor.
Şunu özellikle belirtmek isterim: Kendisine gazeteci olduğumu söylemedim. Yani bu ilgi, bu nezaket, bu şefkat özel bir durumdan kaynaklı değildi. Tamamen insaniydi, tamamen samimiydi. İşte bu yüzden kaleme almak istedim. Çünkü bu çağda işini iyi yapan kadar, iyi insan olabilenlere de ihtiyacımız var.
Hastane koridorlarında bazen bir tebessüm, bazen birkaç güzel söz, bazen de sadece dinlenildiğini hissetmek bile iyileştirici olabiliyor. Sefa Kılınç, hekimliğin sadece reçete yazmak ya da ameliyat yapmak olmadığını; asıl meselenin insana dokunmak olduğunu hatırlatan isimlerden biri.
Bu yazı bir teşekkürdür.
Bu yazı, emeğe duyulan saygının satırlara dökülmüş halidir.
Bu yazı, “İyi ki varsınız” demenin mütevazı bir yoludur.
Başta Sefa Kılınç olmak üzere, vicdanıyla, bilgisiyle, merhametiyle görev yapan tüm hekimlerimize minnettarız. İyi ki varsınız, iyi ki bu mesleği seçmişsiniz.