Bir “Babalar Günü”nde, onları konuşturayım istedim.
Ama önce kendim konuşacağım.
İçimdekini atacağım;
Benim oğlan, Amerika’dan benim telefondan arar, annesi ile konuşmak için…
“Sizi özledim” der, ama sırf annesine bilet yollar, yanına gelsin diye.
Anasının yanında; kendisine emek veren, ve de ondan çok para harcayan bir de babası olduğunu unutur, böyle zamanlarda.
Yoksa beni sevmiyormusun çocuğum?” dediğinde;
“Tamam babam tamam bi şey yok” diye cevap verir, sorunun cevabı olmasa da.
Boşveeer…
Ben mühim değilim zaten.
Hep anneler günü hatırlanır.
Sanki bizim gün, anneler gününün yanında eşantiyon.
***
Hemşireler günü var, Vallahi bizimkinden iyi kutlanır.
Bu babalar gününde de doğru dürüst bi şey alın be, bizim eski bebeler.
Kimsenin umuru değil yahu!
Anneler sanki kurulmuş plak;
Babalar Günü her yaklaştığında;
“Babanızın her şeyi var, bi şey istemez” derler.
***
Dertli bir baba anlattı.
“Her babalar gününde telefonla bir kutlama.
Ama “anneler günü” geldiğinde alternatif çok.
‘Yellow daymınd’lar mı ararsın, yoksa ‘Sen Pırlanta’mı, çeşit beğen.
Haklarını yemeyelim, bizimkinde bir de don-atlet var.
Böylece çeşit artmış gibi oluyor.
Önceki sene aldıkları fanila, bir yıkamada çekti be yahu.
Sırasıyla bir sene kareli gömlek, bir sene pijama, sonraki sene don, daha sonra da atlet.
Öbür seneye de fanila.
Biri askılı, biri kollu ya; aynı şey sayılmaz.
Ama çeşit çok gibi görünüyor, sen ona bak.
On senede bir gün, mısmıl bir şey almaya karar verirler; onu da ortak alırlar.
“Sen de ko, ben de koyayım”
Ortaya çıkar bir tane mısmıl hediye.
Her biri bir tane mısmıl alsa ya.
Olmaz; hevesimi kursağımda koyacaklar ille.
***
Geçtiğimiz yıl analarına, her biri unutulmayacak hediyeler almıştılar da, ben kıskançlıktan çatlamıştım.
Hiç biri farkında olmadı ama.
Bir de yeni moda çıkarttılar “Baba seni feysbukta takladım kabul et” diye.
Bir de derler “baba evin direği”
Ne direği be, mangalcı başı, mangalcı başı.
Kebap yapılacağı zaman hatırlanırız sadece “baba bu gün bir yere gitme” diye.
***
Benim bir oğlum Kıbrıs’ta.
Hiç bir “Babalar Gününde” beni özlemiyor.
Şimdiye kadar hiç bir hediye de yollamadı.
Sevgilisi için taa Rusya’lara giden yakışıklım, hiçbir babalar gününde benim yanıma gelmedi.
Küçük oğlum da, Amerika’da yaşıyor.
Belli ki o da, hiçbir “babalar gününde” beni özlemiyor.
Nereden mi anlıyorum?
Arada bir Annesine Amerika bileti yollarken, beni unutuyor.
Yüzüme demiyor belki ama “Seni özlemedim baba” demeye getiriyor.
İki de kızım var.
Onlar da Amerika’da yaşıyor.
Ne “babalar Günü” ne bayramlar, ne Cuma’lar.
Hemen her gün “Babam nasılsın?” diye arıyorlar.
Şimdi “oğlanlar bu yazıyı okuyunca üzülecekler” diyeceksiniz.
Merak etmeyin üzülmezler.
Çünkü onlar babalarının yazılarını okumazlar.
Ancak ben gönderirsem, şöyle bir göz gezdiriverirler.
***
Duygulanmaya başladım; burada keseceğim.
Allah’tan hepinize “hayırlı evlatlar” vermesini diliyorum sevgili babalar.
“Babalar Gününüz” kutlu olsun.