ahramanları Ayşe Hanım Teyze ile Rıza Bey amca idi. Onların günlük yaşamı üzerinden ekonominin o günkü durumunu karakterize ederdi. Sayesinde herkes ekonomiyi öğrendi, daha da güzeli ekonomi konuşmayı sevdi. Kendisine Allah’tan rahmet dileyerek, bu günkü yazımda, devam edeceği anlaşılan “zam” fırtınası karşısında kahramanlarımızın ne yapacağı sorusuna odaklanmak istiyorum.

Rahmetli Güngör URAS Hoca ekonomiyi okurlarına basit bir şekilde anlatmaya çalışırdı. Ekonomi ile ilgili kavramları halkın kolay anlayacağı örnekler vererek açıklardı. Kahramanları Ayşe Hanım Teyze ile Rıza Bey amca idi. Onların günlük yaşamı üzerinden ekonominin o günkü durumunu karakterize ederdi. Sayesinde herkes ekonomiyi öğrendi, daha da güzeli ekonomi konuşmayı sevdi. Kendisine Allah’tan rahmet dileyerek, bu günkü yazımda, devam edeceği anlaşılan “ zam” fırtınası karşısında kahramanlarımızın ne yapacağı sorusuna odaklanmak istiyorum.

Enflasyonun getirdiği “hayat pahalılığı”, “ döviz kurları” ile “ altın fiyatları” Ayşe Hanım Teyze ile Rıza Bey Amcanın, ekonomide en fazla etkilendiği parametrelerdir. Onların lüks otomobilim, şirketlerim, fabrikalarım, yatlarım, katlarım olsun diye hayalleri yoktur. Marmaris’te, Bodrum’da, Kuşadası’nda veya yurt dışında tatil yaptıkları görülmüş değildir. Kısaca, Ayşe Hanım Teyze ile Rıza Bey Amca, toplumumuzun çoğunluğunu oluşturan “orta ve dar gelirli kesimi” temsil etmektedir. Bu paragrafın ilk satırında saydığım ekonomi ile ilgili “parametrelere” bakarak, ekonominin iyi veya kötü olduğuna karar vermektedir.

Kahramanlarımız, bir ay öncesine kadar ekonomimizin şaha kalktığına, Avrupa’nın perişan vaziyetine karşın, ülkemizin bolluk ve refah içinde yüzdüğüne, özellikle Almanya’nın bizi kıskandığına, Türkiye Yüzyılının başladığına inandırılmıştı. Tarikat, cemaat, diyanet, yandaş medya ve iktidar bloğunu oluşturan partiler, bu şekilde propaganda yapıyordu. Ayşe Hanım Teyze ile Rıza Bey Amca, muhalefet partilerinin aksi söylemlerine kulağını tıkayarak, gönül rahatlığı ile mevcut iktidarın devamı yönünde oyunu kullanmıştı.

Bu gün ise kahramanlarımızı bambaşka bir Türkiye manzarası beklemektedir. Şaha kalkan ekonomide iğneden ipliğe, eldivenden merdivene, kısaca her şeye akıllara durgunluk veren zamlar yapılmaktadır. Özellikle gıdaya, kiraya, elektrik ve doğalgaza, ulaşıma ve giyime yapılan zamların, “vicdansızlık” boyutuna ulaştığı görülmektedir. Tasarruf aracı olarak görülen altın ve dövizin satın alınması, hayal olmanın ötesine geçmiştir. Kahramanlarımızın tek geliri olan maaş, ücret veya “ emekli aylığına” gelen artışların ise bütün bu olumsuzlukları gidermeyeceği ortadadır.

Bütün bu olup bitene rağmen, Ayşe Hanım Teyze ile Rıza Bey Amca, önümüzdeki dönemde ne yapacaktır?  Geçmişteki gibi tarikat, cemaat, diyanet, yandaş medya ve iktidar partilerinin, zam fırtınasını “dış güçlerin”, hatta muhalefetin yaptığı şeklindeki propagandasına inanmaları, kuvvetli bir ihtimaldir. Yine de Allahtan ümit kesilmezmiş. Bir ihtimal olarak, hayatımızı cehenneme çeviren bu zam fırtınasının, saray masraflarından, tarikat, cemaat, yandaş medyaya, kontrol dışı gelen göçlere, yap-işlet-devret modeline aktarılan paralardan, kamudaki israftan, Sayıştay Raporlarına geçen yolsuzluklardan ve uygulanan “yanlış ekonomi” politikasından ileri geldiğine inanmalarını ümit ederek yazımı sonlandırıyorum.   

 

Saygılarımla,