<2010 yılından bu tarafa tam 12 yıl olmuş mu? Olmuş…Bu arada, Cumhur İttifakı adayı, seçim kazanıp, 2014-2019 döneminde Başkan olmuş mu? Olmuş…Son olarak, 2019 Yerel Seçimleri için, Adana’ya gelen sn. Cumhurbaşkanı düzenlenen mitingde, Metro kamburundan Adana’nın kurtarılacağı müjdelemiş mi? Müjdelemiş…

Eeee, Başbakanların, Cumhurbaşkanının söz verdiği bir eylem, niçin uygulamaya konulmaz…???

Bunun cevabı bana göre çok basit…

Yarın devam edeceğiz…>

Dünkü yazımızı, böyle bitirmiştik….

Şimdi, hep beraber düşünelim…!!! Adana’nın suçu, günahı nedir? Sözler verildiği halde, niçin Metro Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığına devredilmez.* İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Balıkesir, Antalya gibi illerimizden farkımız ne? Onlara verilen hak, Adana’ya niçin verilmez?

Bu bir siyasi yaklaşım desek, olmaz. Çünkü Hüseyin Sözlü Cumhur İttifakı adayı olarak seçildi. Yani, iktidarın Belediye Başkanı idi. Keza, bir önceki döneme gitsek, Aytaç Durak MHP adayı olarak seçilmişti ve beraberinde aynı partiden meclis üyesi olan, Zihni Aldırmaz’da 2014’ e kadar, Büyük Şehir Belediye Başkanlığı ( vekil olarak) yaptı. Ama ne yazık ki, ne Aldırmaz döneminde, ne de Sözlü döneminde bir gelişme olmadı. Keza, Zeydan Karalar seçilmeden önce de verilen söz, Zeydan Karalar seçildikten sonra da, yerine getirilmedi….

Adana, bu makus talihini yenemedi bir türlü… El alem gitti Ay’a, Adana kaldı yaya…

Hemen belirtmekte yarar var; Adana’da siyasi birliğin olmayışı, en büyük handikap. Oysa, Gaziantep, Kayseri, Konya, Mersin, Kahraman Maraş gibi komşu İl’ler, Adana’ya göre daha organize, daha dayanışmacı…Adana’nın 15 milletvekili var, nerede ise 15’de ayrı telden çalıyor…Birlik, beraberlik içinde hareket hemen hemen hiç yok. Yıllardır Adana lobisi, Adana lobisi diye heveslenilir, ama sonuç alınamaz. Ankara’da, iktidar nezdinde Adana’nın projelerini, yatırımlarını takip edecek güçlü bir lobi yok. Ferdi anlamda ayrı ayrı, her milletvekili başarılı olabilir, fakat arada güç birliği olmadığı için, zayıf kalır… Aksi olsaydı, şimdiye kadar, Metro devri, çoktan yapılmış olurdu…Tabii birde meseleleri canı gönülden ele alıp, çözüm odaklı fikirlerle çalışmak lazım. Ben riske girmem, ben bu yükü almam. Adana’nın tek vekili ben miyim? Bu konu riskli, gibi düşünmek, bu düşünceler ışığında konuya yaklaşmak, iktidar nezdinde, işin cesaretle takibini önlüyor. Kimse gidip te, söz veren liderlere; ‘’Siz Metro için söz vermiştiniz, Adanalı artık bu işin devrinin tamamlanmasını istiyor’’ diyemiyor. Ne iktidar mensubu milletvekilleri, ne de muhalefet milletvekilleri, baskı oluşturamıyor. Konuyu ısrarla takip edemiyor, etmiyor. Adeta, ben 5 yıllığına seçildim, işim bitti, kendimi riske atamam havasındalar. Diyorum ya; öyle olmasaydı, diğer şehirler gibi, Adana’da Metroyu çoktan devretmiş olurdu. Milletvekilleri böylede, yerel dinamikler çok mu sahip çıkıyor? Etkili bir baskı grubumu oluşturuyor? Maalesef, o cephede de bir organizasyon yok.

Burnumuzun dibindeki Gaziantep’e bakalım; Ne diyor, Gaziantep’in Vehbi Koç’u Konukoğlu:

‘’ Bizde de her şey güllük gülistanlık değil. Genel seçimlerden tutun, belediye, oda, sendika, birlik vb. gibi tüm seçimlerde, büyük çekişme yaşanır. Ancak, seçim biter, dostluk başlar. Gaziantep için, Gaziantep’in menfaati için, Siyasetçiler başta olmak üzere, sanayicisi, İş İnsanı, belediye başkanları, Oda başkanları, toplumda ağırlığı olan kanaat önderleri, üniversitelerimiz, valimiz bir araya geliriz. Güç birliği oluştururuz. Gaziantep için Ankara’ya güçlü gideriz. Birlik beraberlik içinde gideriz ve istediğimizi alır geliriz.’’

İşte işin özeti bu… Birlik, beraberlik ve güç birliği… Mış gibi yapmak değil… Ankara’ya nezaket ziyareti yapmak için değil, biz de Ankara’ya gittik demek için değil… Gitmişken işi kotarmak, sonuç almak için gitmek lazım. Yoksa, yıllardır şöyle ya da böyle bazen Ankara’ya gidilir. Gidilir ama sonuç alınmaz. Hayırlı bir haberle dönülmez. Çünkü sıtkı candan çaba gösterilmez. Hiyerarşi içinde, nezaket ziyaretleri yapılır. Bir nevi Turistik gezi… Onun içinde Adana hep üvey evlat muamelesi görür… İşte Adana’nın en temel sorunu budur.

SON SÖZ:’’ SEN AĞA BEN AĞA , İNEKLERİ KİM SAĞA’’