İklim değişikliği ve su kaynaklarındaki daralma, Türkiye'nin tarımsal üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Geleneksel olarak Trakya ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşan ayçiçeği tarımının son yıllarda Çukurova'da da büyük bir ivme kazandığını belirten TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Ahencan Tayakısı, bu bitkinin ülke ekonomisi ve gıda güvenliği açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Küresel çapta yıllık yirmi üç milyon ton civarında seyreden ayçiçeği üretiminde Türkiye'nin yaklaşık iki milyon iki yüz bin tonluk rekolteyle dünyada ilk on ülke arasında yer aldığı vurgulandı.
Hayvancılık Sektörünün de Vazgeçilmez Hammaddesi
Ayçiçeğinin yalnızca sofralık yağ ihtiyacını karşılayan bir bitki olmaktan öte, geniş bir endüstriyel kullanım alanına sahip olduğu ifade edildi. Tohumlarında barındırdığı yüzde kırk ile elli iki arasındaki yüksek yağ oranıyla bitkisel yağ açığının kapatılmasında başrolü oynayan ürünün, yağı çıkarıldıktan sonra elde edilen küspesiyle de hayvancılık sektörünü ayakta tuttuğu kaydedildi. Soya fasulyesinden sonra küresel ölçekte en çok tüketilen bitkisel yağ kaynağı olan ayçiçeğinin, içerdiği yüksek protein sayesinde yem sanayisinin de en temel ve stratejik girdilerinden biri olduğu hatırlatıldı.
"Maliyetleri Karşılamak Yetmez, Çiftçi Kazanmalı"
Artan tarımsal girdi fiyatlarının üretici üzerindeki baskısına değinen ZMO Adana Şube Başkanı Tayakısı, üretim maliyetlerinin 31,51 TL bandına kadar yükseldiğini belirterek salt maliyeti kurtaran alım politikalarının sektöre zarar vereceği uyarısında bulundu. Çiftçinin tarlada kalabilmesi için emeğinin ve yatırdığı sermayenin karşılığını makul bir kâr oranıyla geri alması gerektiğini savunan Tayakısı, sürdürülebilir bir tarım için kilogram başına alım fiyatının kesinlikle 41-42 TL seviyelerinde oluşturulması gerektiğini dile getirdi.
Üretim Devamlılığı Doğrudan Gıda Güvenliği Meselesi
Ayçiçeğinin insan beslenmesindeki hayati rolüne de temas edilen açıklamalarda, ürünün içerdiği doymamış yağ asitleri ile antioksidan özelliklerinin halk sağlığı açısından taşıdığı değere dikkat çekildi. Türkiye'nin bitkisel yağ ihtiyacında dışa bağımlılığını kırmasının tek yolunun yerli üreticiyi güçlü bir şekilde desteklemekten geçtiğini belirten Tayakısı, çiftçiyi üretimde tutacak kalıcı ve tatmin edici fiyat politikalarının doğrudan ülkenin ulusal gıda güvenliğini teminat altına almak anlamına geldiğini ifade etti.



