Neymiş efendim yapay zekaymışşşş..

Neymiş efendim, herşeyi en iyi 'O' bilir, en iyi 'O' anlar, en iyi 'O' kavrar, en iyi 'O' analiz eder, en iyi 'O' görür, en iyi 'O' gözlemler, hükme en iyi 'O' varır, son noktayı da en iyi 'O' koyarmışşşşş..

Vallahi de yalan, billahi de yalan..

Biline, unutulmaya, arka cepte saklana ki,

Bu noktada, bu aparata "yapay zeka" diyen güruh, meseleyi başka yönlere çekmeye çalışmış.. Allamış, pullamış, yanlamış, yağlamış, cilalamış, mükemmel bir biçimde de işkembe-i kübra'ndan sallamış..

Bana göre, adına yapay zeka denen çokbilmişin (!) adına;

"Yatay zeka" demek lazım..

-Yani, yatan,

-Yani, yattığı yerden bakan,

-Yani, görmeye çalışan,

-Yani, anlamayan,

-Yani, anlayamayan,

-Yani algılayamayan,

-Yani, anlaşılamayan,

-Yani, saftirik bakan,

-Yani, zottirik takılan,

-Yani, koftirik cenahta duran,

-Ve yani, işine geleni bilen, gelmeyenden de "Antartika kadar" uzaklaşan.

......

Sosyal medyada gördüm.. Gencecik bir kız çocuğu, yapay zekanın bileceğini varsayarak, Atatürk ve 23 Nisan'ı soruyor, sorduğu soruyu da "sesli duymak" istiyor..

Bekliyor, bekliyor bekliyor.. Bizim çokbilmiş (!) meşhur yapay zeka'dan TIK yok..

TAŞ kesilmiş..

Atatürk ve 23 Nisan hakkında tek kelam etmeyen, edemeyen, ya da birileri tarafından "bile isteye" ettirilmeyen adına yapay zeka denen "zeka özürlü" aparat" bundan böyle benim gözümde YATAY ZEKA olarak anılacak, öyle de kalacaktır..

-Ne sorsanız cevap verirmişşş..

-Herşeyi anlar, herşeyin farkına varırmışşşş..

Havada uçan sineğin dişi mi, erkek mi olduğunu anında bilirmişşşşş..

Adına yapay zeka denen aparat, bunları biliyor SA..

Bunları çözüyor SA..

Karayusuflu Hüso'nun zekası, hazırcevaplığı, gördükleri, bildikleri, hissettikleri, anladıkları, algıladıkları, sezdikleri, süzdükleri... İngilizce ve Fransızca'ya taş çıkartan Arapçası;

"Natürel zeka değilde nedir?"