YAŞAMIN KAÇINILMAZ AŞAMASI:YAŞLILIK

Ömür, yaşam ve hayat bir başka şekilde doğumla ölüm arasında geçen süre olarak da tanımlanır. İnsanlar bu süre boyunca çocukluk, gençlik, yaşlılık gibi evreleri yaşarlar.

Yaşam koşullarının iyileşmesi ve tıp alanındaki gelişmeler, giderek yaşam süresinin uzamasına sebep olduğu için, gençlik sınırı yaşlılık başlangıcı da buna paralel olarak yukarıya çıkıyor. Bugün gençlik sınırı, 50 yaş olarak kabul ediliyor. Gençlik kuşağı X, Y ve Z kuşakları adı verilen üç kuşağa ayrılmış durumda. Kısaca : 1965-1979 yılları arasında doğanlara X, 1980-1999 arasında doğanlara Y ve 2000 yılından sonra doğanlara Z kuşağı adı veriliyor.

Genç nesilden öncesi kuşaklar da var: 1945-1965 yılları arasında doğanlara babyboomer, ya da ikinci dünya harbi sonrası kuşak, 1927-1945 arası doğanlara ise sessiz kuşakdeniyor.

Demografi dili ile konuşursak: Genelde 15-64 yaş arası kişiler çalışma çağındaki nüfusolarak kabul edilir ve bunafaal nüfusdenir. 0-14 arası ve 65 yaş üstündekiler nüfusun faal olmayan bölümünü teşkil ederler.

Burada, faal olmayan nüfusun yaşlı olarak adlandırılan 65 yaş üstündekileri konu olarak seçiyoruz. Ülkemizde bu yaş grubundaki nüfusun toplam nüfus içindeki payı; %8 civarındadır. Bu pay gelişmiş ülkelerde %20’nin üzerinde olup, bütün ülkelerde giderek büyümektedir.

1990 yılında genç bir halk sağlığı profesörü olan HowardFriedman ve asistanı Leslie Martin yukarda sözünü ettiğimiz Terman araştırması ile ilgili Stanfort Üniversitesindeki bilgi hazinesini keşfettiler. 20 yıl süreyle araştırma grubundaki kişiler, termitlerle görüştüler ve Terman araştırması bilgilerini güncelleştirdiler. Böylece Prof. Friedman ve Prof. Martin tarafından Longevity Project (Uzun Ömür Projesi) geliştirildi. Proje sonuçlarını 2011’de yayımladıkları TheLongevity Project isimli kitapta tanıttılar. Böylece 90 yıllık bir araştırmanın son aşamasını hayata geçirmiş oldular.

Bu proje sayesinde sağlıklı ve uzun yaşama hakkındaki çoğu kabulün, bilimsel açıdan doğrulanmadığı, ya da mutlak doğru olmadığı ortaya çıktı. Uzun Ömür Projesinden elde edilen bazı önemli sonuçlar şunlardır:

-Neşeli ve iyimser çocukluk daha kısa bir ömre sebep olabilir. Zira, neşeli ve iyimser çocukların çoğu, daha çok risk alırlar. Daima iyi şeylerin olacağı, kötü şeylerin olmayacağı beklentisi onları, aşırı içki ve sigara içmeye ve riskli hobiler edinmeye meyilli kılar.

-Dolayısıyla, bir ölçüde endişeli olmak iyidir. Dahası, her yaşta insan için basiret, inatçılık ve dürüstlük uzun bir yaşamın en önemli habercileridir.

- Genelde, sorumluluğun strese yol açtığı ve stresli işlerden kaçınılması tavsiye edilir. Ancak, stresli işte çalışan şayet, bu işin ifade ettiği şeyi iyi anlarsa bu stres ona zarar vermez, tersine faydalı olabilir.

-Fiziki etkinlikler önemlidir, ama hoşlanılan etkinliklerin yapılması,fitnes programlarına bağlanmaktan daha faydalıdır.

-Kapalı yerde hareketsiz bir hayat tarzını sürdürmekte olan yetişkinler için orta yaş, çok geç değildir. Bir aktiviteye başlayabilirler, bunun her sabah yapılacak jimnastik tarzında bir etkinlik olmasına da lûzum yoktur.

-Zannedildiği gibi, evlilik, uzun ve sağlıklı bir yaşam için şart değildir.

Bunlara bazı başka uzmanların söylemlerini ekleyebiliriz:

-Emekliliğini bir sayfiye şehrine gidip yan gelip yatmaya hasreden kişi, kendi ölüm fermanını imzalamış sayılmalıdır.

-Aktif çalışma hayatından ayrılan kişi kendisine muhakkak bir uğraş bulmalıdır. Bu konuda sanatkarlar, ya da amatör olarak bir sanatı icra edenler, hobi sahipleri avantaja sahiptirler.

Yaşam süresinin uzaması, memnuniyet verici olmakla birlikte önemli problemler de getirmektedir. Bunlardan birisi sosyal güvenlik kurumlarının yüklenmek durumunda kaldıkları, yeni görevler ve mali yüklerdir…

Devam edecek…