2024 yılında asgari ücret yüzde 49 artışla, net 17 bin 2 lira olarak açıklandı. ‘Bu 2 Lira da neyin nesi?’ diye düşüne dururken, milletin cebine göz diken kan emiciler, düşünmemize dahi fırsat vermedi.

Hemen gereğini yaptılar!

İğneden ipliğe zam furyası başladı. Yani anlayacağınız, açıklanan zamlı asgari ücreti daha almadan, zamlar alıp başını gitti.

Yeni yılla birlikte çarşı-pazarda, giyim kuşamda, gıda ürünlerinde, temizlik malzemelerinde her şeye inanılmaz zamlar geldi.

Bu ne demek?

Bu, ‘Yeni zamlı maaşlar henüz ceplere girmeden yandı, bitti, kül oldu!’ demek.

***

Alıştığımız üzere her şey ateş pahası!

Ama sizce de bir sorun yok mu?

Yani insan her şeye alışmış olabilir mi?

Yokluk yoksulluk, açlık, sefalet varmış-yokmuş!

Kimin umurunda?

Herkes ama herkes kendini düşünüyor.

Kimse de demiyor, “Ya ne olacak bu milletin hali!”

Sizce de bu büyük bir sorun değil mi?

Bir de önceleri, “Nasıl oluyor da herkes haklı be kardeşim!” derdim kendi kendime!

Artık demiyorum...

Anladım ki, herkes haklıymış…

Eskiden, alan memnun satan memnun denilirdi.

Şimdilerde alan da, satan da memnun değil!   

Ekonominin bozuk oluşu, döviz kurunun azgınlığı, enflasyonun tavan yapması, işsizliğin sebebi biz miyiz? 

Belli ki biziz!

Çünkü bunların acısı hep bizlerden, yani vatandaştan çıkıyor.

***

Anlayacağınız tıpkı geçtiğimiz yıl ve ondan önceki yıllardaki gibi, zamlı asgari ücret yine cebe girmeden bitecek!

Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımızın teminatı gibi!

Zam yağmuru, keşke asgari ücret cebe girdikten sonra yapılsaydı!

Üzülsek de gam yemezdik!

Sağlıcakla kalın…