Yerel seçimler yaklaştıkça siyasette hızını arttırdı. Partiler adaylarını açıklamaya başladı. Bazı şehir ve ilçelerde, mevcut belediye başkanıyla devam denildi, bazı belediyelerde ise yeni adaylar açıklanıyor. ”Buraya kadar güzel”, adaylığı açıklanan isimler sevinçlerini paylaşıyor, projelerini anlatmaya başlıyor, “bu da güzel.”
Sorun, adaylığı açıklanmayan Belediye Başkanları… Sanki adları açıklanmayınca, o şehir ya da ilçe bitti. Onsuz olmaz, çünkü o çok iş yaptı, onsuz nasıl kalkınır o şehir veya ilçe, olmaz böyle bir şey! Aday göstermesi gerekiyordu partisi, yoksa mümkün değil onsuz belediye başkanlığını almak.
Anlayacağınız koltuk böyle bir şey. “Koltuk kavgası”, “koltuk sevdası”, “koltuğu ele geçirmek”, “koltuğundan olmak”, “koltuğuna sahip çıkmak” gibi koltuktan türetilmiş onlarca deyim var. Koltuğu sadece koltuk olarak görmek zor. ‘Parti üstüdür koltuk’
Yerel Seçimler yaklaşıyor partiler adaylarını açıklıyor dedik yazımızın başında. Adaylığı açıklanmayan Belediye Başkanlarının çoğu ise koltuk sevdasında, kendilerine yeni parti arayışına giriyor, yani ‘’benden sonrası tufan’’ mantığıyla.
Bundan sonraki günlerde, yani partiler tüm adaylarını açıkladıklarında, ismi açıklanmayan Belediye Başkanlarından bu tür davranışlar göreceğiz.
Hatta bir örnek vereyim size, Kozan İlçesi Belediye Başkanı Kazım Özgan, 2019 Yerel Seçimlerinde Saadet Partisi’nden Kozan Belediye Başkanı olmuştu. 2023'te sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile siyasi hayatını AK Parti’de sürdürmeye karar verdiğini duyurmuştu. Şimdi ise AK Parti’den istifa ederek, İYİ Parti'ye geçti. Özgan, İYİ Parti'ye geçmesinin ardından, partinin Kozan Belediye Başkan adayı gösterildi. Yani konu koltuksa gerisi teferruat.
Bir insanı işgal ettiği mevki ile değil, göz diktiği mevki ile ölçmelidir.
Tolstoy