Türkiye İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre ülkemizdeki genç işsiz oranının % 20.1 olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle her beş gençten birisinin işi bulunmamaktadır. Genel olarak işsizlik kötüdür, özellikle gençlerde daha kötüdür

Türkiye İstatistik Kurumu’nun son verilerine göre ülkemizdeki genç işsiz oranının % 20.1 olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle her beş gençten birisinin işi bulunmamaktadır. Genel olarak işsizlik kötüdür, özellikle gençlerde daha kötüdür. Her türlü sosyal, kültürel ve ekonomik faaliyetlerin paraya gereksinim hissettirdiği günümüzde, gençlerin işsiz olması ciddi sosyal sorunların kaynağını oluşturmaktadır. Enerji dolu gençlerin hiç bir şey yapmadan ailelerinin yanında durması beklenemez. Çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklere katılmak genç insanların en büyük gereksinimlerinden birisidir. Ailelerinden alacakları maddi destek ile değinilen ihtiyaçlarını uzun süre karşılamaları mümkün değildir. Zira, küçük bir kısmı istisna tutulursa, geneli dar gelirli ailelerin çocuklarıdır.

Sosyal ve kültürel ihtiyaçların tatmininden daha önemlisi gençlerin evlenerek ev ve arabaya sahip olması suretiyle toplumsal hayata katılmalarıdır. Geleneksel toplum yapısının hala korunduğu ülkemizde, Sözü edilenlerin olmadan gençlerin topluma entegre olması zor görünmektedir. Son yıllarda bu görüşün değişmeye başladığı başka bir gerçek de olsa, büyük bir çoğunluğun işi olmayan gençleri hoş karşıladığı söylenemez. Kısaca, gerek sosyal, kültürel,ve ekonomik ihtiyaçlar ve gerekse toplumun bakış açısı gençlerin mesleğinin ve işinin olmasını zorunlu kılmaktadır.

Bunun için devlet ne yapmalıdır? Bu sorunun cevabı kolay olmamakla birlikte, uzun vadeli, ayakları yere basan, çağdaş bir planlama gerekmektedir. Öncelikle gençler Türkiye ve dünya ile uyumlu genel eğitimden geçmelidir. Mutlak suretle İngilizcenin yanında birden fazla yabancı dil bilmeli, ihtiyaç hissedilen alanlarda çalışabilecek mesleğe kavuşturulmalıdır. Kafa yapısı, mesleki bilgi ve kabiliyetleri bakımından, Türkiye ve dünyada “aranan insan” olmaları sağlamalıdır. Devletin değinilenleri gerçekleştirmek için uzun vadeli, tutarlı bir eğitim politikasına sahip olması ve ciddi miktarda kaynak ayırması gerektiği açıktır.

Eğitim sorununun yukarıdaki paragrafta anlatıldığı gibi çözülmesinin ardından, ülkedeki yatırım ortamının iyileştirilerek yerli ve yabancı yatırımcıların özellikle istihdam yaratan yatırım yapmalarının sağlanması hayati derecede önemlidir. Yatırımların artmasıyla ülke ekonomisi büyüyecek, gençlerin çalışabilecekleri iş yerleri çoğalacak, işsizlik sorunu kısa sürede çözülecektir. İstihdam yaratan büyümeye sahip olmayan hiç bir ülke genelde işsizlik, özelde genç işsizlik sorununu çözemez. İşsizliği makul düzeye indiren tüm ülkeler, istihdam yaratan bir ekonomiyi kurmayı başarmışlardır.

Saygılarımla,