Türk Ocakları Genel Merkezi'nin 13 Haziran'da (2025) İl Başkanları ile yaptığı çevrim içi toplantı sonunda Türk Milleti'ne açıkça ilan ettiği duyuru müthiş ilgi görmüştür. Başta Türk Ocakları Genel Merkezi olmak üzere toplantıya katılan bütün İl Yönetimlerini kutluyorum. Millet Aklı tam da budur. Bu bildiri, Devlet Aklının, Millet Aklı olması zorunluluğunun açık ve tartışılmaz göstergesidir. 11 maddelik bu bildirinin tamamını bu köşe yazısına sığdırmak elbette mümkün değildir. Bir kaç kere dikkatle okuduğum ve her cümlesinin altını tereddütsüz imzalayabileceğim bu bildirinin herkes tarafından okunmasını ısrarla rica ediyorum. Böyle bir zamanda, yani ülkenin, bölgenin ve hatta dünyanın tarihsel bağlamda çok zor ve ağır şartlardan geçtiği bu dönemde Türk Ocağı gibi 113 yıllık ve Milli Mücadele'nin yapılmasında, Cumhuriyet'in kurulmasında başrol oynamış bir kurumun bu tavrı son derece etkili ve önemlidir. Milli hassasiyeti güçlü kurumların tavır, davranış ve görüşleri mutlaka Millet Aklını yansıtmalıdır ve Millet Aklı’na göre olmalıdır. Bunu yapabilmek için de elbette Millet-Devlet kavramlarını iyi bilmek ve kişisel hesaplara göre konum belirleme durumunda olmamak şarttır. İran-İsrail savaşının kızıştığı ve ağız dalaşından çıkıp somutlaştığı böyle bir zamanda ülke, bölge ve dünyanın meselelerine Türk Milleti'ne göre parmak basan Türk Ocakları bildirisinden bazı alıntılar yapacağım.

"3- "Terörsüz Türkiye" adıyla tanımlanan süreçte PKK Terör Örgütü; 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde, iki ayrı yerde toplanan Olağanüstü 12. Kongresiyle PKK adıyla yaptığı faaliyetleri sonlandırdığını, 12 Mayıs 2025'te ilan etmiştir. Türk Ocakları olarak bu "süreç"in başından itibaren Teröristbaşı'nın muhatap alınması, PKK'nın Suriye yapılanmasının süreç içindeki konumu, devlet yetkililerinin pazarlık olmadığı açıklamalarına karşılık PKK ve DEM Parti çevrelerinin bir takım beyanları gibi sebeplerle konu hakkındaki itiraz ve çekincelerimizi Türk Milleti ile paylaştık. Nitekim yapılan araştırmalarda Türk Milleti'nin ezici çoğunluğunun PKK ve uzantıları ile birlikte varılacak bir menzil olmadığı kanaatini taşıdığını ortaya koymaktadır."

İşte Millet Aklına göre tavır almak budur.

Türk Milleti, İran yönetiminin durumunu bile göz önüne almadan nasıl İsrail'in azgınlığına karşı ise terör örgütü ile pazarlığa da öyle karşıdır. Bu durumu eğip bükmeye çalışmak sonuç alamaz. Terörsüz Türkiye ifadesinin çok kötü sonuçlarını çok iyi görenlere hemen bir sihirli(!) soru ile karşılık veriliyor ya! Yoksa barış istemiyor musun? Türk Ocakları Bildirisi'nde bunun da çok net açıklaması var. "4- Terörsüz bir Türkiye, elbette Türk Milleti'nin bütün fertlerinin dileğidir; ancak bu toprakları Şehit kanlarıyla vatanlaştıran Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üniter millî Devlet yapısına halel getirecek ve Anayasa'daki Türk vatandaşlığı tanımını değiştirecek hiçbir "çözümü kabul etmez, etmeyecektir..." Yukarıda belirttiğim gibi 11 maddelik ve son derece zengin, uyarıcı içerikli ve mutlaka okunması gerekli bildirinin son maddesi şöyledir: "11- Terörle mücadelede Suriye'nin kuzeyindeki "Teröristan Projesi"ne karşı yapılan harekâtlarda Şehit olan bütün güvenlik güçlerimizi ve yurttaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Devlet yetkililerinin ve TBMM'nin, Şehitlerimizin ruhlarını incitecek ve gazilerin ve şehit aileleri başta olmak üzere Türk Milleti'nin maşeri vicdanının kabul etmeyeceği hiçbir tasarrufa imza atmamasını talep ediyoruz.

Türk Milleti'ne duyururuz."

Lütfen ve mutlaka bu bildiriyi okuyalım...