Hayır olsun, dün gece öyle bir rüya gördüm ki... Ter içinde, fırladım yataktan!

Rüya bu ya... Roma İmparatoru Tiberius’la, Seyhan Baraj Gölü’nün kıyısında el ele, kol kola dolaşıyoruz. Adam bir dertli, bir içli... Dedi ki:

“Yahu kardeşim, bizim medyumlara sordum, ‘İleride bu kenti ne bekliyor?’ diye…

Canımı sıktılar!

Yıllar yıllar sonra bu kentin üzerine baraj kurulacakmış. Bizim tarihimizin yarısı sular altında kalacakmış.

Hani seninle gezdiğimiz yer var ya...

İleriki yüzyıllarda ‘Kara Ömerli’ diye anılacakmış!”

Dedim, “Eee, anılsın. Fena mı?”

“Yok yok,” dedi, “anılmasına bir şey dediğim yok da...

Bu bölge, o yüzyıllarda çok fena kullanılacakmış. Belediye olacakmış, sonra 1/5000’lik imar planı ile değiştirilecekmiş...

Ve en fenası... doktorlara site yapılacakmış!”

Site! Doktorlara!

Tiberius feryat figan!

Hemen Hipokrat’ı çağırmış yanına. Demiş ki:

“Senin doktorlar ileride böyle işler yapacakmış... Sen bunlara yemin ettirmedin mi kardeşim!?”

Hipokrat, morarmış suratla, canı sıkkın ayrılmış yanından.

Tiberius da dönüp bana dedi ki:

“Bak kardeşim, senden ricam: Senin yüzyıldaki meclis üyelerini uyar. Vallahi billahi böyle bir şey yapmasınlar. Tarihe yazık olur!”

Bu noktada ben: Zıng!

Ter içinde, gözüm faltaşı gibi açılmış, yataktan fırlamışım.

Doğruca Google’a sarıldım.

“Adana Kara Ömerli, sit alanı, imar planı...” diye yazdım.

Vallahi varmış!

Küçük dilimi yuttum. Araştırdım, taradım, baktım...

Adana Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu’na gelmiş, oy çokluğuyla geçmiş...

Aman diyeyim...

Burası sit alanı kardeşim!

Tiberius boşuna terletmedi beni!

Başınız yanar, benden söylemesi...