Günümüz teknolojileri o kadar hızla değişiyor, o kadar hızla gelişiyor ki, insanlar ve hatta şirketler, bu değişimlere ayak uydurmakta hayli sıkıntı çekiyorlar. Her şeyden bu gelişim ve değişimler için, iki temel unsur gerekiyor: Para ve zaman…2019 yılında aldığınız bir cep telefonu, Bilgisayar, TV, Otomobil, mutfak eşyası gibi ürünler, daha yılını doldurmadan, farklı donanımlar, farklı yeniliklerle satış dünyasında yerini alıyor.

Bunlardan en önemlisi; kuşku yok ki,24 saat boyunca elimizden düşürmediğimiz, yanımızdan ayırmadığımız, hatta yatarken dahi, Dr.ların ve uzmanların ‘radyoaktif’ ışın uyarılarına rağmen, başucumuza koyduğumuz akıllı cep telefonlarıdır. Bu telefonlar bizi öylesine esir alıyor ki, nerede ise onunla yatıp, onunla kalkıyoruz, sanki başka bir dünya yokmuşçasına…

Bu durumda bencillik , bireysellik ve içe kapanarak etrafla bağı koparma git gide insanı yalnızlığa mahkum ediyor. Bu durumda ister istemez, akla şu soru geliyor:

-Akıllı Telefon İnsanı Yaşamdan Koparıyor Mu?

-Akılı Cep Telefonu Aletinin Okullarda Kullanımı Nasıl Olmalı?

İnsanlığın uzun-kısa tarihinin en etkili yardımcı iletişim aracı muhtemelen akıllı telefondan başkası değildir. Akıllı telefon artık insanın yanında bir an bile ayıramadığı en büyük yardımcı aletidir. Telefon yolu ile dünyanın bütün kitapları, gazeteleri, TV ve radyolarını dinleme ve ansiklopedilerinden anında yararlanılabilmektedir. Dünya’nın en ileri üniversitesinin derslerini sınıftaymış gibi de takip edebilirsiniz. Yüz yüze görüşme yer bulma, ulaşım-yolculuk yapmadan, birçok işinizi anında yerinde çözme imkânı sunabilen harika bir alet. Cep telefonu ilk versiyonuna göre çok değişti ve artık bir bilgisayar ve insanın ayrılmaz bir parçası. Ancak cep telefonun kişinin kullanım amacından kaynaklanan olumsuzluklarında olduğu sıkça konuşulmaktadır. Özellikle eğitimini okuyarak geliştirmesi gereken ilk-orta ve lise öğrencileri için, olumsuz etkiye sahip olduğu yönünde. Aletin kendisi küçük ancak insan yaşamını kolaylaştırma konusundaki etkisi ve işlevi çok büyük olunca, aletten etkin yararlanmak ve amaca uygun kullanımı halen tam anlamıyla sağlanamamaktadır. Bazı kişi ve/ya toplumlar bu küçücük alet ile bulunduğu yerde birçok işini çözerken, bazılar bu aleti üzerinden eş-dost ilişkilerini takip etmekte, resimlerini paylaşmakta, fotoğraf çekmektedir.

Akılı telefonların günlük-anlık yaşamımıza girmesi ile öğrencilerimizin, amaç ve araçları iyi ayırt edemediklerini görüyorum. Şöyle ki; öğrenciler ders içi ve ders dışında adeta hastalık derecesinde sık aralıklarla telefona bakıyor, kendi fotoğrafını çekiyor, ders slaytlarının fotoğrafını çekiyor. Ancak nerdeyse telefona bakmaktan, kendilerini geliştirecek ve derslerini öğrenecek hiçbir materyali okumadıklarını sezinliyoruz. Bu durumda çoğu yetkili, anne-baba, hocanın aklına acaba alet öğrencilerden ve ders sırasında yasaklanmalı mıdır, sorusu gelmektedir. Ancak buna çok taraf olmamak lazım. İletişim teknolojileri çağının gereği olarak, yapay zekânın her alana girdiği dünyamızda, telefon bir şekilde yanı başımızdaki yapay zekâ aletlerimizden biri olarak yasaklamanın mümkün olmadı düşünülebilir. Prensip olarak da, yasak yerine, kişinin kendi kendini denetlenmesinden yanayız. Yasaklamak yerine, aletin yerinde ve etkili kullanılmasına yana olmalıyız. Bu bağlamda, 2019 yılının ilk yarılının yeni döneminde, öğrencilerimizin akıllı cep telefonu kullanımı konusunda biraz daha derin bir sorgulama yapmalarını öneririm. Öğrenmeyi öğrenme, bilgiye ulaşma ve veri analizi için mükemmel küçük aleti bir “dedi kodu” aracı ve fotoğraf çekme aracından çıkarım, bilgiye zamanında ulaşma ve bilgiyi karşılaştırma aracı olarak kullanmalarını öneririm. Ayrıca dersi derste dinlemelerini ve not almalarını önerim.

Hemen belirteyim; üniversite öğrencileri kuşağının, teknoloji üzerinden öğrenme ve anlama kapasitesini bilmiyoruz. Ancak kendim halen okuyarak öğrenmenin bende daha kalıcı etki yarattığını düşünüyorum. Bu kuşak gençliğinin nasıl öğrendiğini ve bunda küçük el aletinin rolü sosyoloji ve pedagoji uzmanlarınca incelenmesinde yarar var.

Elektrik ve Cep Telefonu Geceleri Uzun Oturmayı ve Uykusuzluğu da Berberinde Getiri yor mu?

Uzun zamandır yakın çevremdeki aile bireyleri ve öğrencilerimin(Ben bir Yönetim Danışmanıyım. Binlerce seminer öğrencim oldu.) günlük hayata başlama durumundaki edilgen davranışı dikkatlerden kaçmıyor ve neden insanlarımız güne zinde başlamıyor diye kendi bilinç dünyam içinde sorgulamaktayım.

Yarın devam edecek…